Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1162 E. 2025/5282 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1162
Karar No
2025/5282
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2392 Esas, 2024/2030 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/97 Esas, 2024/273 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 105 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlayan şerhin terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerine işlenen şerhin taşınmaz üzerindeki tasarrufları kısıtlayıcı nitelikte olmadığını, tescilinden itibaren 6 aylık süreden sonra tapu idaresi tarafından resen silinmesi gerekli bir şerh olduğundan müvekkil kurumun bu şerhin terkini ile alakalı hiçbir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi çerçevesinde konulan şerhin acele el koymaya dair dava dilekçesinde bahis olduğu üzere 2942 sayılı Kanun'un 27/2 nci maddesindeki mevcut şerh talepleri üzerine konulduğunu, şerhin mahkeme tarafından talep edilmesi nedeniyle sadece mahkeme tarafından yazılacak bir müzekkere üzerine kaldırılmasının mümkün olduğunu, acele el koyma kararının akabinde, taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 27/2 nci maddesi çerçevesinde kısıtlayıcı şerh konulmasının zaruri olduğunu, acele kamulaştırma davasına ilişkin mahkeme kararının henüz müvekkili kurum tarafından tebellüğ edilmediğini, kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası açılması gereken sürenin işlemeye başlamadığını, şerhin terkininde hukuki yarar bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca dava konusu taşınmaz tapu siciline konulan şerhin, şerh tarihinden itibaren altı ay içerisinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili taleple davanın açılmadığı görülmüş ve 2942 sayılı Kanun'un 7/son maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiği anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1162, K. 2025/5282, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1162-e-2025-5282-k-1aabfdfefdd8