Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11415 E. 2026/5396 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11415
Karar No
2026/5396
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1216 Esas, 2025/1232 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/435 Esas, 2023/188 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 26.06.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek madde birinci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından, davacılar ..., ..., ..., , ..., ... paylarına düşen bedeller dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından adı geçen davacıların temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekir.

Bu nedenle davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı idare vekilinin davacı ... mirasçılarından ..., , ..., davacı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., , ..., mirasçılarından ..., davacı... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., davacı ... mirasçılarından, ..., ..., ..., ..., ..., davacı ... mirasçılarından ... payları ve davacı ..., davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 7 64... parsel sayılı taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 764 ada, 65 parselin idarece İstanbul Çevre yolu ve Boğaz geçişi Uzunçayır-Söğütlüçeşme arası kamulaştırma sahasına rastladığından 175.000,00 m² alanlı 7 64... parselin ifrazı ile oluştuğunu, taşınmazın 32.813,00 m²lik kısmının 20.12.1973 tarihli ve 1973/306 sayılı kamu yararı kararı uyarınca kamulaştırıldığını, kalan 26.153,00 m²nin kamulaştırma işlemlerinin yürütüldüğünü 65 nolu taşınmaza 15.10.1975 tarihinde fiilen el atıldığını, davacılar murisleri adına yapılmış tebligat, terkin evrakı ve mahkeme kararı tespit edilemediği, davanın haksız olduğu, haklı görülmesi halinde taşınmaza tedbir konulması emsal temininin sağlanması, düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin tespitinin gerektiğini, açılan davanın haksız olduğunu ve reddinin gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin fahiş olduğunu, taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelin uygun olduğu, mahkemece verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın kök hali 7 64... parsel sayılı taşınmaz iken davalı ... Müdürlüğünün 20.12.1973 tarihli kamu yararı kapsamında taşınmazın 32.813.00 m²lik kısmının kamulaştırılmasına karar verildiği, bu alan içinde kalan bir kısım yerin 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığından bahisle bedel takdiri yapılmadığı anlaşılmıştır.

4. Dava konusu 7 64... (eski 7 64... ifrazı) parsel sayılı 32.813.00 m² yüzölçümlü taşınmaz içerisinde kalan bir kısım yönünden 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığı iddiası ileri sürüldüğünden bu hususta araştırma yapılarak dava konusu taşınmazın bu bölümüne hangi tarihte el atıldığı net bir şekilde tespit edilip, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının anlaşılması halinde, dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu tutanağı temin edilip tespitin kesinleşmesiyle tapu kaydının ilk defa hangi tarihte oluştuğu belirlenip, 13.01.1963 tarihinden önce oluştuğunun anlaşılması halinde 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği hususu gözetilerek bu bölüm yönünden iki yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği denetlenerek davanın reddine karar verilmesi, 13.01.1963 tarihinden sonra oluştuğunun anlaşılması halinde ise bu bölüm yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ..., , ..., ...'ya İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine,

B. Davalı İdare Vekininin davacı davacı ... mirasçılarından ..., , ..., davacı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., , ..., mirasçılarından ..., davacı ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., davacı ... mirasçılarından, ..., ..., ..., ..., ..., davacı ... mirasçılarından ... payları ve davacı ..., davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11415, K. 2026/5396, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11415-e-2026-5396-k-0d4e154cff18