Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11350 E. 2026/5087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11350
Karar No
2026/5087
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/977 Esas, 2025/1827 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/466 Esas, 2025/9 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Samsun ili, ..., ... Mahallesi 81 27... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında mezarlık alanında kaldığını, taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek husumet itirazı göz önüne alınarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, vekâlet ücretinin nispi olması gerektiği, hükme esas rapora itirazların dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin fahiş olarak belirlendiğini, emsal taşınmaz seçiminin doğru yapılmadığını, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "mezarlık alanı" olarak tahsis edildiği, imar planında yol, park, pazar yeri, ... alan ve okul alanı gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere el atılmamış olsa dahi bedeline hükmedileceği gözetilerek 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren makul süre içinde ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenmesi gerektiği, davaya konu taşınmaza davalı idarece hukuki olarak el atıldığı, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin birinci fıkrasının eklenen cümle gereğince, hukuki el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarında adli yargının görevli olmasında, davanın esasına girilip, hasım olarak davalı idarenin tespitinde, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmasında ve değerlendirme tarihi olarak, dava tarihinin esas alınmasında, yine fen bilirkişisi raporunda taşınmazın "mezarlık alanı" olarak belirtilen yüzölçümünün, arsa birim metrekare bedelinin emsal karşılaştırılması yapılarak teknik bilirkişilerce belirlenmesinde yöntem itibarıyla herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz ile emsal olarak alınan aynı mahalledeki taşınmaz ile yapılan mukayese sonucu belirlenen ve hükmedilen tazminat miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacılar payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanuna eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11350, K. 2026/5087, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11350-e-2026-5087-k-92424b82c0b3