Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10396 E. 2026/5085 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10396
Karar No
2026/5085
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/453 Esas, 2025/907 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/169 Esas, 2023/137 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ve İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Bursa ili, ..., /... 77 62... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulma İmar Planında yol ve ağaçlandırılacak alanda kaldığını, bir kısmına yol yapılmak suretiyle fiilen kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın idarelerinin 19.07.2012 tarihli ve 764 sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli ... Uygulama Planı Revizyonu kapsamında ağaçlandırılacak alan ve yol alanı kapsamında kaldığını, taşınmazın kadastro parseli niteliğinde olup, düzenleme ortaklık payı kesildiğine dair belediye kayıtlarında herhangi bir kayda rastlanmadığını, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı idari işlem niteliğinde olup, bu nitelikteki işlemlere dayanan davanın çözüm yeri adli yargı olmayıp idari yargı olduğundan davanın görev/yargı yolu bakımından reddinin gerektiğini, kamulaştırmasız el atma şartları fiilen gerçekleşmediğinden kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davası şartlarının oluşmadığını ileri sürerek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal olarak alınan taşınmazın dava konusu taşınmaza emsal olabilecek nitelikte olmadığını, fiilen el atılmayan kısımla ilgili proje bütünlüğü kapsamında hükmedilen tazminata dahil edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek bel kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol alanında kaldığı, fen bilirkişisi tarafından (A) harfiyle gösterilen kısmına asfalt dökülerek yol yapılmak sureti ile fiilen ve kalıcı şekilde davalı idare tarafından el atıldığı, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesinde hukuken hata yapılmadığı gibi dava konusu gayrimenkulün imar planında taşınmazın bir kısmının yol alanında olması, proje bütünlüğü bağlamında el atılmayan kısımlarda da davalı idarenin sorumlu olması gerektiği, taşınmazın konumuna göre belirlenen bedelin makul ve adil olduğu; ancak eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında, hükmedilen bedel üzerinden nispi harç alınması gerekirken, maktu harç alınmış olması doğru görülmediğinden; davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine ilişkin olarak harç nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10396, K. 2026/5085, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10396-e-2026-5085-k-9f16163a63bb