Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10780 E. 2026/3246 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10780
Karar No
2026/3246
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/864 Esas, 2024/1768 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/374 Esas, 2021/543 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 468 parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun kamulaştırılıp kamulaştırma bedelinin de ödendiğini, taşınmaz maliklerince açılan tezyidi bedel davasında hükmedilen bedelin de ödendiğini, kamulaştırma işlemi kesinleşmesine rağmen bugüne kadar tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde özetle; davayı kabul beyanında bulunarak davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın usulüne uygun kamulaştırılarak kamulaştırma belgelerinin noter aracılığıyla davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından bedel artırım davası açılmakla kamulaştırma işlemlerinin kesinleşmiş olduğu, davanın niteliği, mülkiyet hakkının kapsamı ve davalıların ilk celseden önce davayı kabul ettikleri gözetilerek davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmedilmeyip yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiğini, davanın kabulüne karar verilmiş olması karşısında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların süresinde kabul beyanları göz önüne alındığında Mahkemece vekâlet ücretine dair kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı idare tarafından dava açılmadan önce davalıların tapuda ferağ vermeleri yönünde davet edilmediği, bu durumda davalıların, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışlarıyla sebebiyet vermediği, davalıların cevap dilekçelerinde davayı kabul beyanında bulunduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 312 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulle sonuçlanan davada davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde, yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10780, K. 2026/3246, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10780-e-2026-3246-k-71d494e64c1f