Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10761 E. 2025/17440 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10761
Karar No
2025/17440
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2019 Esas, 2025/954 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/252 Esas, 2023/304 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. köyü 21 60... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı tarafından çok cüzi bir bedel tespit edilerek pazarlık usulü ile kamulaştırılmak istenildiği, dava konusu taşınmazın arsa vasfında belediye sınırları içinde, organize sanayi bölgesinde kaldığı, belediyenin alt yapı ve ulaşım hizmetlerinden faydalanıldığını, taşınmazın konumunun çevre illere yakın ve ulaşımının kolay olduğunu taşınmazın bedel tespitinin yapılırken bu hususların dikkate alınması gerektiğini beyan ederek taşınmazın bedelinin tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdir komisyonlarının belirlediği bedel ile bilirkişilerce belirlenen bedel arasında ciddi farklar olduğunu, taşınmazın tarla vasfında olduğunu, etrafının meskun olmadığını, belediyenin alandaki tüm taşınmazların vasfına yönelik aynı cevabı verdiğini bu sebeple taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili asıl ve ek istinaf dilekçesinde özetle; rapora karşı itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, davacı vekilinin bedele yönelik itirazlarının mesnetsiz olduğunu, dava konusu taşınmazın taşıdığı özellikler ve konumu itibarıyla arsa vasfında olduğunun bilirkişi raporlarıyla ve davacı idarenin kıymet takdir komisyonunda sabit olduğunu bu sebeple davacı idarenin bu yöndeki itirazlarının yersiz olduğunu, Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı 05.04.2023 tarihli iptal kararı gereğince aradan geçen 12 ay boyunca oluşan 2942 sayılı Kanunu'nda değer belirlemeye esas olan TÜİK-Yİ ÜFE enflasyonunun ise %76,61 olduğunu, oysa ki dava tarihinden sonraki 4. aydan itibaren olmak üzere işletilen yıllık %9 yasal faiz üzerinden müvekkilin aldığı fark tutarın 12 aylık dava sürecine göre karşılığı %5,84 olduğu verilecek yeni karar tarihine kadar oluşan enflasyon farkının hesaplanması ve müvekkiline ödenmesi gerektiğini, hüküm istinaf edildikten sonra yayınlanan Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesinin kararının bu yönüyle de kaldırılmasına ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak; üzerindeki fındık ağaçlarına kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutat münavebe ürünlerine göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10761, K. 2025/17440, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10761-e-2025-17440-k-d87aa3fbf96d