Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10767 E. 2025/17162 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10767
Karar No
2025/17162
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3255 Esas, 2025/813 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1106 Esas, 2023/361 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 57... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelinin fahiş bir bedel olduğunu ve kıymet takdir komisyonlarının rayiçlere uygun olarak belirlediği bedel ile arasında çok fazla fark bulunmadığını, tespit edilen bedelin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, emsal olarak kabul edilen taşınmazların dava konusu taşınmaza kıyasen uygulanma imkanının farklı özelliklerde olmaları nedeniyle söz konusu olmamasının gerekmekte olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen enerji nakil hattının, elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliğine uygun olarak tesis edildiğini, taşınmazın olduğu gibi kullanılmasını engellemeyecek konumda ve yükseklikte olduğunu, bu sebeple taşınmazda değer düşüklüğüne yol açmayacağını, ancak, mahkeme kararında, enerji nakil hatlarının taşınmazda değer düşüklüğüne yol açtığından bahsedildiğini, bu tespitin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazın metrekare birim fiyatının da fahiş olarak hesaplandığını, yapılan değerlendirmelerin kamulaştırma yasası ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu beyan ederek, eksik inceleme ile oluşturulan, denetime elverişsiz hukuka ve hakkaniyete aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen %100 oranlı objektif değer artırıcı unsur oranını az bulduklarını ve itiraz ettiklerini, keza bu oranın bölgedeki diğer kamulaştırma dosyalarındaki emsal taşınmazlara uygulandığı şekilde en az %150 miktarında olmasının gerekmekte olduğunu, irtifak ve zemin kamulaştırması sonrasına taşınmaz üzerinden elektrik enerji nakil hatlarının geçeceğini, taşınmazın yarısından fazlasını kapsayan bir alan üzerinden enerji nakil hattının geçecek olmasının arazinin ekonomik değerini ciddi anlamda düşüreceğini, taşınmaza gelen bu kısıtlamalar karşısında bilirkişi raporlarında tespit edilen kamulaştırma bedelinin bu değer kaybını karşılayacak nitelikte olmadığını, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan bedelin 50 TL üzerinde olmasına rağmen fındık kg satış bedelinin 48,00 TL olarak kabul edilmiş olmasını kabul etmediklerini, zira fındıklık niteliğinde olan taşınmazın kamulaştırma bedelinin bu sebeple düşük hesaplandığını beyan ederek, davacının istinaf taleplerinin reddine, istinaf talepleri doğrultusunda kararın kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, aksi kanaat halinde yerel mahkeme kararının lehe olacak şekilde kaldırılmasına ve yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu kanaatine varılmakla taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10767, K. 2025/17162, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10767-e-2025-17162-k-aaa231bd4ed0