Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10486 E. 2026/3449 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10486
- Karar No
- 2026/3449
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1107 Esas, 2025/822 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/100 Esas, 2021/647 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı - birleştirilen davada davalı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin dava konusu Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 09... parsel sayılı taşınmazın maliki iken davalı idare tarafından taşınmazın acele kamulaştırılması talebinde bulunulduğunu, mahkemece çok düşük bir bedelle taşınmaza acele el konulmasına karar verildiğini, davalının taşınmaza el atarak taşınmazın tamamını kullanılmaz hale getirdiğini, makul süre içerisinde bedel tespit ve tescil davası açılmadığını ileri sürerek şimdilik kamulaştırmasız el atma bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2.Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesince özetle; dava konusu Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 09... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;bedelin yüksek belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının % 5 olması gerektiğini, objektif değer artış oranının, münavebeye alının ürünlerin verim miktarları ve satış fiyatlarının yüksek alındığını, karpuzun münavebeye alınmasının hatalı olduğunu ve kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı oluşmadığını,konusuz kalan davada davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranlarının taşınmazın nitelik ve konumuna uygun düştüğü, değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmi veriler ile uyumlu ve yörenin münavebe sistemine uygun bulunduğu, taşınmazların arta kalan bölümünün yözölçümü ve geometrik durumuna göre belirlenen değer azalış oranının yerinde olduğu, asıl davada davacı tarafın dava tarihi itibarıyla dava açmakta haklı bulunduğu belirtilerek davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak birleştirilen davada kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olarak açılan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve dava açıldığı andaki haklılık durumu gözetilerek asıl davada davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğrudur.
3. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metoduna göre değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesi halinde değerlendirilemeyecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.