Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10346 E. 2026/5146 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10346
Karar No
2026/5146
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/245 Esas, 2025/12 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 1191 (yeni 8 66... ) parsel sayılı taşınmazdan geçen kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkının tapuya tesis ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı tarafça süresinde cevap dilkeçesi sunulmamıştır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.02.2016 tarihli ve 2015/312 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.02.2016 tarihli ve 2015/312 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü, niteliği ve enerji nakil hattının güzergâhı dikkate alındığında, irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının taşınmazın tüm değerinin % 16'sı olacağı düşünülmeden yazılı şekilde az bedel tespiti, kabule göre de Mahkemece hükme esas alınan 10.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 79.097,40 TL kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilerek davalı idarece depo edildiği ve tespit edilen bedele 02.08.2015 tarihinden 17.02.2016 tarihine kadar yasal faize hükmedildiği halde fazla depo edilen bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru olmadığı gibi; 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 13.11.2020 tarihli ve 2019/15 Esas, 2020/434 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 13.11.2020 tarihli ve 2019/15 Esas, 2020/434 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı idarece dava konusu taşınmazın Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Uygulaması üzerinden yapılan sorgulamasında 25.01.2021 tarihli imar uygulaması ile pasif konuma alındığı ve 866/4, 869/1 ve düzenleme ortaklık payı parseli olmak üzere parsellere ayrıldığı belirtilmiş olup, UYAP sistemi üzerinden yapılan takbis sorgulamasında da dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı iken 25.01.20 21... yevmiye numaralı imar işlemi ile kaydının pasif duruma alındığı anlaşıldığından; dava konusu taşınmazın oluşan yeni tapu kayıtları ilgili tapu müdürlüğünden, kadastro krokileri ilgili kadastro müdürlüğünden, imar uygulamasına ilişkin tüm bilgi ve belgeler ise ilgili belediye başkanlığından temin edildikten sonra yeni tapu kayıtlarındaki maliklik durumu da gözetilip, mahallinde refakate resen alınacak fen bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak kamulaştırma krokisinin yeni oluşan taşınmazlara uygulanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın metrekare birim bedelinin ve irtifak nedeniyle oluşan değer düşüklüğü oranın yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki davacı idare vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca hükmedilen vekâlet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceği hâlde, davalı lehine kabul edilen miktarı aşacak şekilde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.

Ne var ki; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan "30.000 TL" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine, "1768,83 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10346, K. 2026/5146, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10346-e-2026-5146-k-58bd7fbeff65