Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10334 E. 2026/3351 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10334
Karar No
2026/3351
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3239 Esas, 2025/889 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/40 Esas, 2023/401 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedeli ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... İlçesi, ... Mahallesi 15 06... parsel sayılı taşınmazlara davalı idarenin sorumluluk sahasında olan ... Barajı Kuvvet Tüneli yapımı kapsamında uzun yıllardan beridir su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak daimi ve kalıcı surette el atıldığını, taşınmazların kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenlerle kamulaştırılmasız el atma tazminatı ve ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından el atılmadığını, iddia olunan eylemin haksız el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın gölün doğal yapısı nedeniyle sular altında kaldığını, ... Gölü'nün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesi tamamen mevsimlere bağlı olarak yağışa göre yükselip düştüğünü, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hesaplamanın bölgede yıllardır kullanılan ve Yargıtay tarafından onanan münavebe şekline göre yapılması gerektiğini, gerekçesiz olarak aynı yerde bulunan iki taşınmaza farklı münavebe uygulanamayacağını, metrekare birim fiyatının çok düşük belirlendiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bedellerinin yüksek hesaplandığını, bulunduğu bölgede rayiç bedellerin bilirkişi raporundaki bedellerin çok altında olduğunu, keşif harcının davacıya iadesine hükmedilmesinin üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı uygulandığını, davalı idare tarafından dava konusu taşınmazlara kalıcı ve sürekli olarak fiilen el atılmadığını, taşınmazların 2023 yılı ecrimisil tazminatı açısından 25 günlük bir hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kayıtları incelendiğinde ... Mahallesi 1506 parselin ve 1507 parselin beyanlar kısmına 11.08.2021 tarihinde taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığı şerhi konulduğu, somut uyuşmazlığın mülkiyeti davacıya ait taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre; davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların tamamına davalı idare tarafından daimi ve kalıcı şekilde el atıldığını, söz konusu su baskınlarının sebebinin davalı idare tarafından yapılan kuvvet tüneli ve set olduğunu, dava konusu taşınmazlarla aynı bölgede olan taşınmazlara ilişkin açılan davalarda davalı idare tarafından el atma olduğunun tespit edildiğini ve Yargıtay tarafından onandığını ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusunun kamulaştırmasız et almadan kaynaklanan tazminat ve ecrimisil olması nedeniyle davalı idare lehine iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu olarak tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Dava dilekçesinde uyuşmazlığın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat ve ecrimisil istemine ilişkin olduğu belirtilmiş ise de, somut uyuşmazlığın tapu sicilinin hatalı tutulması nedeni ile uğranılan tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10334, K. 2026/3351, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10334-e-2026-3351-k-c011cdd7b75f