Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1009 E. 2025/14714 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1009
- Karar No
- 2025/14714
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2071 Esas, 2024/1737 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/373 Esas, 2024/472 Karar
Taraflar arasındaki terditli olarak tapu iptal ve tescil ile kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile taşınmazın davalı idare adına tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ve kamu düzeni gereğince ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 10 67... (yeni ..., ... 10 67... parsel) sayılı taşınmazın 221 sayılı Kanun uyarınca bedelsiz kamulaştırıldığını ve 1971 yılında davalı idare adına tesçil edildiğini, bedel ödenmeden yolsuz tescil edilmiş olduğundan, tapu kaydının iptali ile tesciline, aksi halde tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep edildiğini, beyan ederek tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmazın davalı idare adına tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın ... malı olup özel mülkiyete tahsis edilemeyeceğini, taşınmazın ... suyuna ait Memba alanı ve galeri parseli olduğunu, 1582 yılından itibaren taşınmazın kullanılmaya başlanıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare lehine oluşturulan tapunun hasımsız olarak açılan tescil davası sonucunda oluşturulması nedeniyle geçerli olmadığını, öte yandan 30.06.2010 tarihinde 5999 sayılı Kanun ile yürürlüğe giren 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6 ncı madde ile "sadece tazminat davası açılabilir" hükmü getirilmişse de; bu hüküm davacının mülkiyet hakkına ilişkin tapu iptali ve tescil davası açma hakkını ortadan kaldırmayacağından (Bkz . Y.5.HD. 20212/18 E. 22567 K.)....Suyu kapsamında kalan, ..., ..., 1067 ada, 49 parselin, ..., ... 1067 ada, 19 parsel numarası ile 940, 00... olarak müseccel iken içinden Sular İdaresine ait su isale hattının geçmesi sebebiyle, Üsküdar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.07.1970 tarih ve 970/94 Esas, 970/748 Karar Sayılı ilamı ile 221 sayılı Kanuna tevfikan hükmen ve ifrazen ... Genel Müdürlüğü adına tescil edilmiş olduğu, 304,00 m² alanlı, su isale hattı vasıflı taşınmazın Hükmen İfraz - istimlak edinme sebebiyle, 16.01.1971 tarih ve 445 yevmiye numarası ile davalı idare adına tapu kütüğüne tescil edilmiş olduğu, 16.01.1971 tarihinden önceki tapu kütüğünün davacı ... ( ... kızı) adına kayıtlı olduğunu, bilirkişi raporuna göre de dava konusu taşınmazın geçmişte Menba Suyu Koruma Alanı içinde olmasına karşın halihazırda su toplama havzası vasfını kaybettiği, mevcut isale hattında kirlilikten dolayı da kullanılabilir su niteliği olmadığının belirtildiğini, belirtilen nedenlerle mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yerinde görülmüş olup, davalı idare vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği; ancak dava tapu iptaline ve tescil istemine yönelik olup, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dava veya hükmolunacak şeyin değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca Harçlar Kanunu uyarınca nispi harca hükmedilmesi gerekirken, maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş olması, birden fazla davalı olmadığı halde infazda tereddüt oluşturacak şekilde "davalılardan müştereken müteselsilen" tahsiline şeklinde harç ve yargılama giderine hükmedilmesi, doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ve kamu düzeni gereğince ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki tapu iptali ve tescil, talebin kabul edilmemesi halinde kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın kök tapu kaydının tapulama nedeni ile 1955 yılında oluştuğu, davacının da sonrasında ifrazen 24.04.1956 tarihinde, devamında ise taksim ile 16.03.1957 tarihinde tam malik olduğu, dolayısıyla dava açma hakkının da 13.01.1963 tarihinden çok önce elde edilmiş olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelere göre de; dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce ... Memba Sahası ve isale hattı olarak el atıldığı, 221 sayılı Kanun 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girdiği, kök tapu kayıtlarının da iş bu kanunun yürürlük tarihinden önce oluştuğu dikkate alındığında, maliklerin 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca 13.01.1963 tarihine kadar gayrimenkulün bedelini dava hakkı bulunduğu hâlde bu haklarını kullanmadıkları ve 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.20 05... /288 Esas, 2005/352 Karar Sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı kararı ile 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.