Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9972 E. 2025/2883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9972
Karar No
2025/2883
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1330 Esas, 2024/1315 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/391 Esas, 2022/1002 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü 107 ada 58 ve 61 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edildiğini ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, herhangi bir bedel ödenmeden davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında belirlenecek tazminat bedelinin davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olup özel mülkiyete konu olamayacağından tazminat talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa vasfında kabul edilerek değer biçilmesi gerektiğini, net gelir metoduna göre yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, en az % 200 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, tespit edilen taşınmazın birim metrekare bedelinin çok düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, hak düşürücü ve zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, net gelir metoduna göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, %5 oranında uygulanan kapitalizasyon faiz oranının doğru olmadığını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, davalı Hazine aleyhine harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak resmi veriler uyarınca tapu kaydının iptal edildiği tarih itibarıyla değerinin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazların niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararı tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir. 3. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü 107 ada 58 ve 61 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda, Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/380 Esas, 2011/120 Karar sayılı kararı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, işbu kararın temyiz incelemesinden geçerek 27.09.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 11.09.2020 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır. 4. Arazi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. 5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6. Dava konusu taşınmazların konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ile aynı bölgeden intikal eden, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan, benzer özellikteki taşınmazlardan 107 ada 67 parsel sayılı taşınmaza dair aynı taleple açılan davanın (Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/387 Esas, 2023/222 Karar sayılı dosyası) Dairemizin 2023/10093 Esas, 2024/2983 Karar sayılı dosyasında yapılan temyiz incelemesinde, işbu taşınmazın 2012 yılı itibarıyla değerinin tespitinde benzer nedenlerle % 200 oranında uygulanan objektif değer artışının Dairemizce de uygun bulunduğu; 107 ada 53 parsel sayılı taşınmaza dair aynı taleple açılan davanın (Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/212 Esas, 2023/320 Karar sayılı dosyası) Dairemizin 2023/9877 Esas, 2024/3146 Karar sayılı dosyasında yapılan temyiz incelemesinde, işbu taşınmazın 2014 yılı itibarıyla değerinin tespitinde benzer nedenlerle % 200 oranında uygulanan objektif değer artışının Dairemizce de uygun bulunduğu dikkate alındığında; eldeki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda %125 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle daha az bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 7. Bu durumda, bilirkişi heyetinden yukarıda açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9972, K. 2025/2883, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9972-e-2025-2883-k-9c7bd188751e