Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14015 E. 2025/10258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14015
Karar No
2025/10258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2722 Esas, 2024/2773 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/217 Esas, 2023/50 Karar Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisine ait taşınmazların eski tapu (zabıt) kaydı kapsamında kaldığını iddia ettiği yerlerin kadastro tespiti sonucunda 3 üncü kişiler adına tapulanması neticesinde uğramış olduğu zararın; dava tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait tapulu malların karşılığı ödenmeksizin başkalarına iskanen dağıtılması neticesinde devletin tazminat sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davalı Hazinenin bu eyleminin kamulaştırmasız el koyma niteliğinde olduğunu ve tazminat ödemesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hükmü esas alınabilecek niteliktede olmadığını, çelişkili olduğunu, raporun keşfin yapılışı amaç ve konusuyla ilgisi olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu kayıt maliki ile davacılar arasındaki mirasçılık ilişkisinin dosya kapsamıyla belli olduğunu, buna ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, davanın mahkemece yanlış nitelendirildiğini, açmış oldukları davanın tapu iptal tescil davası olmayıp tazminat davası olduğunu, dayanak zabıt tapu kaydının zeminde ve haritalarda bulunmadığını, sınırlarının gayri sabit olduğu şeklindeki Mahkeme gerekçesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle yerinde olmadığını, dayanak tapu kaydının sınırlarının sabit sınırlı olduğunu, sınırların günümüzde dahi yerlerinde olduğunu, tapunun sınırların gayri sabit olduğunun kabulü durumunda dahi miktarıyla geçerli olduğunu, davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle değil, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine istinaden açıldığını, bu maddeye göre sorumluluğun kadastro işlemlerini de kapsadığını, dolayısıyla tazminat koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığı iddia edilen ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkinde kain, 3, 5, 15 ve 17 sayılı parsellerin, tapulama tespitine itiraz sonucu Bakırköy Kadastro Mahkemesinin 11.02.1985 tarihli ve 1970/97 Esas, 1985/5 Karar sayılı kararı ile 3 ünxü kişiler adına tescil edildiği, tespitin bu şekilde kesinleştiği 19.12.1990 tarihinden itibaren tapu iptal tescil davası açmak için ön görülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, kaldı ki davacıların murisi tarafından iş bu tespite itiraz davasına müdahil olunduğu dolayısıyla tapu kayıt malikinin, dayandığı tapu kaydına karşılık dava konusu taşınmazların tapusunu alamadığı hususuna vakıf olduğu ve kadastro neticesi kesinleşen tespit işlemine karşı hak aramak için ön görülen hak düşürücü süre içerisinde tapu iptal tescil davasını açmamış olmakla bu tapuya dayalı olarak tazminat isteminde bulunma hakkının da, hak düşürücü süre nedeniyle, ortadan kalktığı, kaldı ki arazi kadastro çalışmaları sırasında revizyon görmeyen ve işleme tabi kayıt niteliği kalmayan eski tapu kaydı hukuki değerini yitirmiş olup, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince hukukî değerini yitiren tapu kaydına dayanılarak tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığı ve son olarak bir an için davacıların iş bu zabıt kaydına dayalı olarak tazminat isteminde bulunabilecekleri kabul edilse dahi zabıt kaydına konu taşınmaz mülkiyetinin idarenin yapmış olduğu hatalı bir işlem neticesinde kaybedilmiş olması gerektiği, somut olayda ise davacıların dayandığı tapu kaydının mahalline uygulanabilir nitelikte olmadığı, dolayısıyla iş bu kaydın uyduğu taşınmaz mülkiyetinin devlete intikal ettiği veyahut iddia edildiği üzere devlet eliyle iskanen dağıtılan bir yer olduğu hususunun ispat edilemediği karşısında davanın reddine ilişkin kararda usul ve kanuna uygun olmayan bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14015, K. 2025/10258, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14015-e-2025-10258-k-96aaaf4b41f8