Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9910 E. 2025/7094 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9910
Karar No
2025/7094
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3767 Esas, 2024/1716 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/25 Esas, 2022/164 Karar Taraflar arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Hükmedilen ecrimisil bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin tazminat talebi yönünden kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde; Muş ili, ..., köyü 170 ve 172 parsel sayılı taşınmazların ... Nehrinin taşması sonucu kalıcı olarak nehir yatağı haline geldiğini, bu nedenle taşınmazın kamulaştırılması için davalı idareye başvurduklarını belirterek, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan bedel için şimdilik 1000 TL ve dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedeli için ise şimdilik 100,00 TL' nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, idari yargının görevli olduğunu, zamanaşımı definde bulunduklarını, dava konusu taşınmazlara müvekkili idarenin herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, müvekkili idarenin dava konusu taşınmazlar üzerinde herhangi bir kamulaştırma plan ve projesinin olmadığını, müvekkili idarenin dava konusu taşınmazı sahiplenme niyetinin olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların bedel artırım dilekçesi nazara alınarak kabulüne ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline ve dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile nehir yatağı olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dere, çay, nehir ve akarsuların özel mülkiyete tabi olamayacağını, dava konusu taşınmazların tapulamasında bu hususa dikkat edilmediğini, çayır vasfındaki taşınmazın değerinin hesaplanmasında buğday, yonca münavebesinin alınmasının yanlış olduğunu, yerel mahkeme kararının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, pasif husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, idare aleyhine ecrimisile hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınması için yeterli olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, şeker pancarı, karpuz esas alınarak ve taşınmazın niteliğine göre ilçe tarımdan gelen verilerdeki alt ve üst sınır arasındaki değerlerler gözetilerek olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden m² birim fiyatının 38,36 TL olarak hesaplanıp değerinin tespit edilmesinde, hesaplamaya esas alınan ürünler ile sulu tarım arazisinde kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasında, kamulaştırmasız el atma davalarının haksız fiil niteliği dikkate alınarak faizin dava tarihinden başlatılmasında, aynı iklim özellikleri taşıdıklarından, ilçe ve ilden gelen veri aynı olduğundan Muş verilerinin kullanılmasında, ecrimisilin net gelir üzerinden belirlenerek bedeline hükmedilmesinde, Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı idarenin yetki ve sorumluluğuna giren taşınmazın doğal nedenlerle de olsa su altında kalmasından davalı kurumun sorumlu olacağının kabul eden mahkeme kararında usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Muş ili, ..., köyü 170 ve 172 parsel sayılı taşınmazlara net gelir metodu uygulanarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9910, K. 2025/7094, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9910-e-2025-7094-k-2aed5f074c48