Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9855 E. 2025/6616 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9855
Karar No
2025/6616
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/814 Esas, 2023/798 Karar KARAR : Ret/ Kabul Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesi gereğince tapu iptali ve tescil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ilçesi, ... köyünde bulunan 16 pafta 3717 parsel sayılı taşınmazın tamamı, Piyade Okulu Komutanlığı eğitim alanı içerisinde kaldığından 6830 sayılı İstimlak Kanunu gereğince kamulaştırıldığını, taşınmazda hissedar olan davalılara kamulaştırma işleminin tebliğ edilemediğini, 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 10.04.2023 tarihli ve 2002/112 Esas, 2003/33 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin iptal kararları ile ilke olarak Resmî Gazete'de yayımlandıkları tarihten itibaren ve geleceğe dönük olarak hüküm ve sonuç doğurduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.2005 tarihli ve 2005/5-288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararına göre 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinde öngörülen 20 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından önce dolması halinde mülkiyet hakkının taşınmazı bu süre zarfında kullanan tarafa geçeceğinin açıkca görüldüğünü, bu nedenle 2942 sayılı Kanun'un mülga 38 inci maddesi gereğince dava konusu taşınmazın idare adına tescilini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.06.2013 tarihli ve 2007/708 Esas, 2014/115 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; idarelere 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteme hakkını veren kanun hükmü, Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 10.04.2003 tarihli ve 2002/112 Esas, 2003/33 Karar sayılı kararı ile iptal olmuş, 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6 ncı madde ile kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması hallerinde, hak sahiplerine idare ile uzlaşma ve uzlaşılmaması halinde dava açma hakkı tanınmış olup idarenin 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesine dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açma hakkı kalmadığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın Güldane Tabakçı yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... yönünden hatalı karar verildiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları ile ilke olarak Resmî Gazete'de Yayımlandıkları tarihten itibaren ve geleceğe dönük olarak hüküm ve sonuç doğurduğunu, 20 yıllık hak düşürücü süre iptal kararından önce dolduğundan mülkiyetin idareye geçtiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme karannın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın aynı temyiz sebeplerini Dairemizin bozma ilamı öncesinde sunduğu dilekçelerinde belirttiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve kanuna uygun mahkeme kararının ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9855, K. 2025/6616, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9855-e-2025-6616-k-481795da55ac