Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9847 E. 2025/6006 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9847
- Karar No
- 2025/6006
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/979 Esas, 2024/975 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/86 Esas, 2022/395 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., .. Mahallesi 805 ada 278 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında konut alanı ile 7 metre ve 25 metre imar yolunda kaldığını, dava konusu parsele isabet eden 7 metre yolun Adapazarı Belediyesi, 25 metre yolun ise Sakarya Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda olduğunu, el atmanın fiili mi hukuki mi olduğu hususlarının da tespit edilerek hukuki el atma durumunda idari yargının görevli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan çok daha değerli bir bölgede yer aldığını, emsalin uygun olmadığını, uygulama imar planında kısmen konut alanında kısmen yolda kalan dava konusu taşınmazın yol olarak terkini için ifrazı gerektiğini ve hükmün infaz edilebilmesi için el atılan kısmın davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 09.04.2018 onay tarihli 1/1000 ölçekli Adapazarı Merkez Revizyon İmar Uygulama Planı kapsamında bir kısmının konut alanında bir kısmının yolda kaldığı, taşınmazın 2.357,76 m²lik kısmının 25 metrelik imar yolunda, 19,38 m²lik kısmının 7 metrelik imar yolunda kaldığı, fiilen de zeminde yol olarak kullanıldığı, usulüne uygun kamulaştırma işleminin yapılmadığı, taşınmaza ne zaman yol olarak el atıldığının tespit edilemediği bildirildiğinden el atma tarihinin 04.11.1983 tarihi sonrası olduğu yönündeki değerlendirme yerinde görülmüş, davacıların kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, yine el atma tarihine göre nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde de usulsüzlük görülmemiş olup dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu, dava konusu taşınmazın içerisinden fiilen yol geçtiği, dava konusu taşınmaza somut emsal olarak kabul edilen Semerciler Mahallesi 214 ada 21 parselin ise satış tarihi itibarıyla kadastro parseli olduğu dikkate alınarak düzenleme ortaklık payı kesilmemesinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi rayiçlerinin karşılaştırılmasında dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas m² rayiç değerinin 197,03 TL olduğu, somut emsalin emlak vergisine esas rayiç değerinin ise 481,62 TL olduğu, bilirkişilerce taşınmazların konumu ve imar durumu, belediye ve altyapı hizmetleri, ulaşım durumu, sosyal yaşam ve resmi kurumlara uzaklık gibi kriterler puanlanarak yapılan karşılaştırmada dava konusu parselin daha değersiz olduğunun tespit edildiği, karşılaştırmanın uyumlu olduğu, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, davalı vekilinin davacının hissesi yönünden davalı lehine yola terkinine yerine Büyükşehir Belediyesi adına tesciline şeklinde hüküm kurulması yönündeki istinaf sebebinin değerlendirilmesinde ise taşınmazın fiilen yol olarak kullanıldığı anlaşıldığından yola terk şeklinde hüküm kurulmasının yerinde olduğu değerlendirilmiş ve davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebebi yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin davalı idareden tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından yol olarak el atılan 2.357,76 m²lik kısmındaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
4. Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacı payı üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına karar verilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesinin kararının hüküm fıkrasının;
a) (2) numaralı bendindeki “alandan davacının hissesine denk gelen 165/2068’lik kısmının davalı lehine” ibaresinin çıkartılarak yerine “alanın tapu kaydının davacının 165/2068 payı oranında iptal edilerek davalı idare adına tesciline ve" ibaresinin yazılması,
b) (1) numaralı bendinin sonuna “Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacı payı üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.