Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9636 E. 2025/6235 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9636
Karar No
2025/6235
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/490 Esas, 2024/2257 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/80 Esas, 2023/249 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçelerinde; Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 398 ada 390 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın sulanabilir değerli bir arazi olduğunu, konumu itibarıyla objektif değer artışının olduğunu belirterek acele el koyma dosyasındaki bedelin artırılması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve mahkemece yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, net gelirin yüksek hesaplandığını, yaş üzüme ilişkin değerlendirmelerin hatalı yapıldığını ve münavebe sisteminin hatalı tespit edildiğini, objektif değer artış oranın yüksek hesaplandığını, ayrıca objektif değer artışında belirtilen nedenlerin kapitalizasyon faizinin belirlenmesinde kullanılamayacağını, lehe vekâlet ücretinin verilmesi gerektiğini, sulu olduğu kabul edilen arazinin su kaynağının gösterilmesi ve sulamanın taşınmazın tamamında, her mevsim fiilen yeterli olup olmadığının tespiti gerektiğini, taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu kabul edilse dahi sulamanın hangi yöntemle yapıldığına göre maliyetinin de üretim giderlerine eklenmesi gerektiğini, taşınmazın kuru tarım arazisi olması halinde kapitalizasyon faiz oranın da %5 alınmasını, münavebe planının da ona göre belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, taşınmazın konumu dosyaya yansıyan özellikleri dikkate alındığında objektif değer artışının da düşük kaldığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer düşüklüğünün oldukça düşük tespit edildiğini, yüksek enflasyonist ortamda taşınmazın değerinin dava tarihine göre belirlenmesinin ve bu değere dava tarihinden 4 ay sonra için yasa faiz uygulanmasının mülkiyet hakkına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle taşınmazın değerinin güncel değere yakın olarak hesaplanması ( muhtemel karar tarihine göre ya da bilirkişi rapor tarihine göre enflasyonda dikkate alınarak güncellenmesi) gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazın sulu kapama bağ niteliğinde olduğu kabul edilerek, gelir metoduna göre taşınmaza değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi, taşınmazın Salihli Organize Sanayi Bölgesi alanına 700 metre mesafede bulunduğu, Durasıllı Mahallesi ile Salihli ilçe merkezi arasında konumlandığı dikkate alınarak %90 oranında objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş, ancak dava tarihi itibarıyla Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne ait 2023 yılına ilişkin üzüm (yaş) ürünü maliyet cetveli esas alınması gerekirken, 2023 yılı verilerinin hazır olmadığından bahisle 2022 yılı Salihli İlçe Tarım ve Orman Genel Müdürlüğü verileri esas alındıktan sonra dava tarihine endekslenmesi yerinde görülmemiş bu nedenle, üretim masraflarının brüt gelirin %50'sinden fazla olduğu belirlendiğinden ekonomik tarım yapılması ilkesi uyarınca üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ü oranında kabul edilmesi uygun bulunarak tespit edilen bedel üzerinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek ayrıca ürün veriminin yüksek, masrafın düşük alındığını, masrafların brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kapama bağ niteliğindeki dava konusu Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 398 ada 390 parsel taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla, değerlendirme tarihindeki resmi veriler esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9636, K. 2025/6235, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9636-e-2025-6235-k-0009ed9a06e4