Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9619 E. 2025/6929 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9619
Karar No
2025/6929
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3243 Esas, 2024/1983 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/52 Esas, 2023/123 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 175 ve 181 parsel sayılı taşınmazların 1973 yılında yapılan imar uygulamasına tabii olduklarını ve halihazırda yol ve park olarak kullanıldıklarından belirlenecek tazminatın davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; m² birim fiyatının düşük olduğunu, ekonomik koşullar nedeniyle gerçek zararın hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça imar uygulaması neticesi imar haklarının alındığını, bedelsiz terklerin bilgileri dahilinde yapıldığını, taahhütlerinin bulunduğunu, 175 parsele ilişkin olarak 500,00 m²nin yaşamakta olduğu ve İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığınca konunun çözümüne ilişkin işlemlerin yürütüldüğünü, 181 parselde ise 4050 m²nin plan harici bırakıldığını, bu alanın fiilen tarla statüsünde olduğunu maliklerince kullanılmasına engel bulunmadığını, plana dahil edilmeyen kısımda bir yapının bulunduğu ve idarelerince bir el atmanın olmadığını, 2020 ve 2022 yılı onaylı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarına itirazın bulunmadığını, bu planlar kapsamında hazırlanacak parselasyon planı ile 181 nolu parselin uhdesinde kalan alan kadar imar hakkı verileceğini, bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini, parselasyon plan çalışmalarının devam ettiğini ileri sürmüş ve ek beyan dilekçesinde de örnek karar sunulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde, 175 parsel sayılı taşınmaz öncesinde 30750 m² senet alanlı iken İmar İdare Heyetinin 24.09.1973 tarihli ve 599 sayılı kararı ile onaylanan 64800 nolu parselasyon planı ile uygulamaya alındığı, 4845 m² alanın bedelsiz terk edilecek alan olarak ayrılıp 6351 m² düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra 19054 m²nin ise muhtelif imar adalarına şuyulandırıldığı ve sonuçta düzenleme dışı bırakılan 500 m²nin ise tapu kayıtlarında aktif olarak yaşadığı, 64800 nolu plana göre 4845 m² bedelsiz terk edilecek alan ve 6351 m² düzenleme ortaklık payı olarak düşülmüştür beyanının yer aldığı, 181 nolu parselin ise yine aynı imar uygulamasına tabi tutulduğu 19500 m² senet alanlı olarak uygulamaya girdiği, 10247 m²nin muhtelif imar ada ve parsellerine tahsis edildiği, kalan 9253 m² alandan 1786 m²sinin bedelsiz terk edilecek alan, 3417 m²sinin düzenleme ortaklık payı olarak kesildiği sonuçta düzenleme dışı bırakılan 4040 m²sinin tapuda aktif olarak yaşadığı 64800 nolu plana göre 4040 m² plan harici olup 1786 m² bedelsiz terk edilecek alan 3417 m² düzenleme ortaklık payı olarak ayrılmıştır beyanının yer aldığı, taşınmazların imar uygulaması ile bedelsiz terk edilen ve düzenleme ortaklık payı olarak kesilen ve imar adalarına ayrılan kısımlar dışında kalan 175 parselde 500 m² ve 181 parselde 4040 m² alanların bu alanın tapuda malikleri adına yaşamakla birlikte fiili zeminde yok olduğu, ayırma çapı düzenlenmediğinden yeri tam olarak tespit edilememekle birlikte zeminde imar ada ve parselleri arasında hamur haline gelerek yol, yol boyu otopark ve ... alan olarak kullanıldığının tespit edildiğini, dava konusu 175 ve 181 parsel sayılı taşınmazların imar dışı alan olarak bırakılan taşınmaz bölümlerine kamulaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden fiilen el atılarak davacının tasarruf hakkının süresiz olarak ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, davalı ... Belediyesinin Ankara İmara İdare Heyetinin yerine kaim olmak üzere sorumlu olduğu anlaşılmış olup arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı ... Belediyesinden tahsili ile dava konusu taşınmazdaki davacılar payının iptali ile davalı idare adına tesciline, diğer davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 181 parsele ilişkin olarak 4.050,00 m²lik bölümün konumunun fen bilirkişisi raporunda hatalı gösterildiğinden yeni rapor alınmamasının bozma nedeni olduğunu, benzer 761 parselin plan harici olarak gösterilen kısmının konumunun örnek dosyada imar planındaki yol vb. alanlarla ilişkilendirilmediğini, plan tarihi 1983 yılı öncesi olduğu için vekâlet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiği hususlarını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelin alınan rapor uyarınca sorumlu davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Davalı ... vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da, vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9619, K. 2025/6929, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9619-e-2025-6929-k-7dce2b29741c