Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9622 E. 2025/7787 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9622
Karar No
2025/7787
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1919 Esas, 2024/1787 Karar DAVA TARİHİ : 18.09.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/87 Esas, 2023/39 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... 586 parsel (yeni ... 13 22... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin çok düşük olup kabul edilemeyeceğini, taşınmazın rayiç değerinin çok altında kaldığını savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu suretiyle kalan fark bedelin, istinafın kaldırma kararı öncesi tespit edilen kısmına davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 19.01.2020 tarihinden ilk karar tarihi olan 24.12.2020 tarihine kadar; kaldırma kararı sonrası tespit edilen kısmına ise 19.01.2020 tarihinden son karar tarihi olan 19.01.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara tapudaki hisseleri oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınıp son 5 yılın ürün verim ortalamasının dikkate alınması ve ürün birim fiyatının ürünün toptan satış fiyatı olması gerektiğini, raporda üretim giderlerinin neler olduğunun kalem kalem açıklanmadığını, hesaplama yapılırken üretim masraflarının düşük alınmasının doğru olmadığını, sulu tarım arazilerinde sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığının tespiti gerektiğini, raporda bu yönde bir açıklamaya yer verilmediğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, % 100 oranında uygulanan objektif değer artış oranının çok yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aksinin kabulü halinde % 100 oranında uygulanan objektif değer artış oranının oldukça düşük olduğunu, istinaf ve temyiz incelemesinden geçen, dava konusu taşınmaza benzer nitelikteki komşu parsellere % 200 oranında objektif değer artışı uygulandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden 2019 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınarak değer biçilmesinin yerinde olduğu, uygulanan objektif değer artış oranının o yöreden geçen dosyalar ile uyumlu olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ile aynı bölgeden intikal eden, dava konusu taşınmaza komşu olup benzer özellikteki, aynı kamulaştırma kapsamında kalan 13 22... parsel sayılı taşınmaza dair aynı taleple açılan davanın (Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/398 Esas, 2022/423 Karar sayılı dosyası) Dairemizin 2023/2280 Esas, 2023/8365 Karar sayılı dosyasında yapılan temyiz incelemesinde, işbu taşınmazın 2019 yılı itibarıyla değerinin tespitinde benzer nedenlerle % 200 oranında uygulanan objektif değer artışının Dairemizce de uygun bulunduğu; 13 22... sayılı taşınmaza dair aynı taleple açılan davanın (Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/445 Esas, 2021/173 Karar sayılı dosyası) Dairemizin 2022/12438 Esas, 2023/809 Karar sayılı dosyasında yapılan temyiz incelemesinde, işbu taşınmazın 2019 yılı itibarıyla değerinin tespitinde benzer nedenlerle % 200 oranında uygulanan objektif değer artışının Dairemizce de uygun bulunduğu; 13 22... parsel sayılı taşınmaza dair aynı taleple açılan davanın (Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/319 Esas, 2024/48 Karar sayılı dosyası) Dairemizin 2024/7910 Esas, 2025/2501 Karar sayılı dosyasında yapılan temyiz incelemesinde, işbu taşınmazın 2019 yılı itibarıyla değerinin tespitinde benzer nedenlerle % 200 oranında uygulanan objektif değer artışının Dairemizce de uygun bulunduğu dikkate alındığında; eldeki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda %100 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle daha az bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

5. Bu durumda, bilirkişi heyetinden yukarıda açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.

6. Dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydı iptal edilmeden, infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9622, K. 2025/7787, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9622-e-2025-7787-k-750799b30c6a