Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9618 E. 2025/6329 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9618
Karar No
2025/6329
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2025 Esas, 2024/1304 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/679 Esas, 2022/529 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni ilkesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği ve aleyhine bir hüküm de kurulmadığı gözetildiğinde temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 92 ve 93 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece park, çocuk bahçesi, sosyal donatı alanı ve yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların Ankara İmar İdare Heyetinin 06.06.1978 tarihli ve 524 sayılı kararıyla onaylanan 71200 nolu parselasyon planı kapsamında imar uygulamasına alındığını, parsellerin bir kısmının düzenleme ortaklık payı olarak kesildiğini, bir kısmının imar uygulamasına girerek imar adalarına gittiğini, 5300 m² yüzölçümlü Karakusunlar 92 sayılı parselin 1460 m²lik kısmının kamulaştırma olarak gösterildiğini, 27500 m² yüzölçümlü Karakusunlar 93 sayılı parselin 7572 m²lik kısmının kamulaştırma olarak gösterildiğini, 71200 nolu parselasyon planı ile oluşan 13771 ada 1 sayılı ve 13771 ada 2 sayılı parsele ait dağıtım cetveli üzerinde yer alan l ve 2 nci notlarda "tapulama Karakusunlar 49,86,87,92,93 ve 7427 sayılı parsellerden kamulaştırılan toplam 54197 m²lik miktarın, imar tescili sırasında kooperatifin muvafakati gereğince bedelsiz terk edilecektir, terkin işlemi yapılmadan tescil işlemi yapılamaz" ibarelerinin bulunduğunun tespit edildiğini, dava konusu 92 ve 93 nolu parselleri de kapsayan alanda, ... Toplu Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından hazırlanan mevzii imar planına ilişkin 06.06.1978 tarihli ve 524 sayılı İmar İdare Heyeti kararında, planın İmar ve İskan Bakanlığının 29.03.1978 tarihli ve 2615 sayılı yazısı ile onaylandığı, kooperatifin 22.05.1978 tarihli ve 322 sayılı yazısı ile parselasyon haritasının tetkik ve tasdikini talep ettiğini, kooperatif tarafından düzenlenen plana 71200 plan numarası verildiğinin ifade edildiğini, davacının dava konusu taşınmazda yer alan hisseleri ile ilgili Mevzii İmar Planı teklifi aşamasında aslı Ankara .... Noterliğinde bulunan 29.12.1977 tarihli ve 41167 yevmiye sayılı taahhütname il... Dünya Toplu Konut Yapı Kooperatifleri Birliği ve üye kooperatiflerine ait diğer parsellerle beraber toplu konut bölgesi olarak kabul ettiğini, adı geçen birlik tarafından hazırlanan imar planında kamuya devredilmesi gereken yerleri hiçbir hüküm istihsaline gerek kalmadan bedelsiz olarak kamuya terk edeceklerini kabuk beyan ve taahhüt etmiş olup, bu doğrultuda 06.06.1978 tarihli ve 524 sayılı kararında "düzenleme ortaklık payı dışında bağışlanan 54197 m²lik bedelsiz olarak terkin, ayrıca umumi hizmetlere ayrılan 27187 m² yüzölçümlü 13774 ada 1, 2 parsellerle, 13779 ada 1 ve 13780 ada 2 parsellerinde ilgili kamu kuruluşları adına bedelsiz olarak tescil edileceği" hükmü ile parselasyon planının onaylandığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde ''İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, ... saha ve v.b. kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerde, özel parselasyon sonunda malikin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler İçin eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez" hükmünün yer aldığını, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının noter taahhütnamesi ile davaya konu bölümü bedelsiz terk ettiğini, bu nedenle bedel istenemeyeceğini, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davaların taahhütname gereği reddedildiğini, bedelin yüksek olduğunu, fiilen el atmanın olmadığı, taşınmaz üzerinde ... Tanıtım Ofisinin bulunduğu, idarenin sorumlu olmadığı, dava konusu taşınmazın özel plan ile imara alınıp malikler tarafından bedelsiz terke ilişkin noter muvafakatnamelerin verildiği, kooperatif tarafından hazırlanan mevzi imar planına göre yapılan uygulamalarda 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca yapılan terklerin bedelinin istenemeyeceği, yargı kararlarının dikkate alınmadığını, fiili el atma bulunmadığını ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların İmar İdare Heyetinin 06.06.1978 tarihli ve 524 sayılı kararı ile onaylanan 71200 nolu parselasyon planıyla düzenlemeye alındığı, 5300 m² senet alanlı 92 nolu parselin 1460 m²sinin kamulaştırma alanı, 960 m² sinin düzenleme ortak payına ayrılıp kalan 2880 m²nin ise imar parseline şuyulandırıldığı, yine davaya konu 27500 m² senet alanlı 93 parselin 7572 m²sinin kamulaştırma alanı, 4982 m²sinin düzenleme ortaklık payı olarak ayrılıp kalan 14946 m²sinin ise muhtelif imar parsellerine şuyulandırıldığı, kamulaştırılacak alan olarak ayrılan taşınmaz bölümlerinin malikleri adına tapuya tescil edilerek tapunun beyanlar hanesine "71200 nolu plan gereği kamulaştırmaya ayrılmıştır" şerhinin verildiği, tapuların halen ayakta olmakla birlikte emin durumu itibarıyla 92 ve 93 parsellerin ... Mahallesi 1551.cadde, 1573, 1574, 1575, 1576, 1584 sokakların olduğu bölgede boş olduğu ... tarafından yürütülen inşaata ait tanıtım ofisi ve şantiye yapısı bulunduğu, İmar İdare Heyetinin yerini Büyükşehir Belediye Başkanlığının alması nedeniyle husumetin de bu idareye yöneltilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazların paydaşları tarafından açılan ve Dairemize intikal eden dava dosyalarında davalı idare tarafından taşınmazlara fiilen el atılarak park, çocuk parkı ve ... alan olarak el atıldığının tespit edildiği, bu yönüyle davalı idarenin açılan ve kesinleşen davalar sonucu paydaş olduğu, davacıların murisinin 92 nolu parselde toplam 243,33 m², 93 nolu parselde de toplam 1262 m²lik hissesinin bulunduğu; her ne kadar davacılar murisi ...'in Ankara ....Noterliğinin 29.12.1977 tarihli ve 41167 nolu düzenleme şeklindeki bedelsiz terke ilişkin taahhütnamesi bulunmakta ise de taahhütnamenin parselasyon planının onaylanıp ilan edilerek kesinleşmesinden önce düzenlendiği, bu itibarla soyut şekilde yapılan taahhütnamenin geçerli kabul edilemeyeceği; arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değerlerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, ancak ...'nin İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi incelemesi aşamasında vefat ettiği, mirasçılara ilişkin vekâletnamelerin sunulduğu bu yönüyle dava konusu taşınmazlardaki muris payının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca kanun değişikliği ile maktu harca hükmesilmesi gerekmekle istinaf ve temyiz harçlarının idareye iadesine karar verilmesi gerektiği gibi maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyaları da gözetildiğinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden aynı taşınmaza ilişkin açılan ve Dairemiz denetiminden geçen kararlar gereği davalı idarenin taşınmazda paydaş olduğu, imar uygulamasını ve parselasyon planın yapan İmar İdare Heyeti yerine kain davalı ... Başkanlığına husumet yöneltilmesi doğru olduğu anlaşılmıştır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacılar Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9618, K. 2025/6329, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9618-e-2025-6329-k-a38aa0c2b9f5