Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9602 E. 2025/4998 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9602
- Karar No
- 2025/4998
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1367 Esas, 2024/1612 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/83 Esas, 2023/29 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın dahili davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı ... payı yönünden dahili davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı idare vekilinin diğer davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, Ankara ili, ..., ... Mahallesi 48041 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar planında ''Sağlık alanı'' olarak ayrıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. 2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalıAnkara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Dahili davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, görev itirazlarının bulunduğunu, özel sağlık alanında bulunan taşınmaza fiili el atmanın bulunmadığını, yapılaşma hakkının kullunılabileceğini,ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselde bulunan 92.712 m² alanlı taşınmazın 2003 onay tarihli uygulama imar planında "Sağlık Tesisleri Alanı (Bölge Hastanesi)" kullanımına ayrılmış iken, Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 07.02.2012 tarihli yazısı ile “taşınmazın çok paydaşlı oluşu, kamulaştırmada yaşanacak güçlükler dikkate alınarak sağlık alanından çıkartılarak vatandaşların kullanımına tahsis edilmesi” yönünde İl Sağlık Müdürlüğünün ihtiyacı olmadığının Sağlık Bakanlığından da olur alınmak suretiyle görüş bildirildiği, buna bağlı olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan 11.08.2015 onay tarihli ... planı değişikliği ile taşınmazın “özel sağlık tesis alanı” olarak yeniden düzenlendiği, bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planını değişikliğinin Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 13.05.2016 tarihli ve 1013 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve taşınmazın uygulama imar planında "Özel Sağlık Tesisi Alanı" olarak belirlendiği, alanı ve imar durumu da dikkate alındığında sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu anlaşıldığından mahkemece Daire kararına uygun şekilde söz konusu idarenin davaya dahil edilmesi ve sorumluluğuna karar verilmesi doğru olduğu gibi, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, maktu harca ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Dahili davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, imar planında “Özel Sağlık Alanı” olarak ayrılmış olması nedeniyle tasarrufun hukuken kısıtlanmış olması nedeniyle hüküm kurulan iş bu davada 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetildiğinde harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de Dairemiz uygulaması gereği maktu alınması gerekmekte ise de temyiz nedeni yapılmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Taşınmaz ... Mahallesinde bulunmasına rağmen yazılı şekilde infazı zorlaştırıcı karar verilmesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Dahili Davalı İdare Vekilinin Davacı ...’ya İlişkin Temyizi Yönünden; Dahili Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Dahili Davalı İdare Vekininin Davacı ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; 1.Dahili Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereğince temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "... Mah/köyü" ibaresinin, kaldırılması, yerine “.... Mahallesi” ibaresinin yazılması, (3) numaralı bentte yer alan “Yapracık” kelimesinin çıkartılması, yerine “... Mahallesi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dahili davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.