Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9525 E. 2025/5703 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9525
Karar No
2025/5703
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atma

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2261 Esas, 2024/1571 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/368 Esas, 2023/56 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma davasına konu edilen taşınmaz için öncesinde idare tarafından ödenen bedelin iadesi ile taşınmazın tapu kaydı üzerindeki kamulaştırma şerhinin terkini, bunun mümkün olmaması halinde dava tarihindeki değeri üzerinden fark tazminat bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 63451 ada 17 parsel sayılı taşınmazda 389 m² pay sahibi olduğunu, dava konusu taşınmazın “Küçük sanayi alanı” niteliğinde olup özel mülkiyete konu, kamulaştırılması gerekmeyen, kamu hizmetine konu, olmayan nitelikte olduğunu, ancak taşınmazın geldisini teşkil eden 60070 ada 1 parsel nolu taşınmazın “isale hattı” niteliğinde olduğundan kamulaştırmasız el atma davasına konu olduğunu ve idarenin mülkiyetine geçmesine karar verildiğini, daha sonra yapılan imar plan değişikliği ile kamulaştırılan alanının, isale hattı için ayrılması gereken alandan farklı olduğu için fazla kısmın kamu hizmetine ayrılma gereğinin ortadan kaldırılmasına karar verilerek, küçük sanayi alanı niteliğindeki dava konusu 63451 ada 17 parsele şuyulandırıldığını; ancak idarenin kamulaştırma şerhinin bu parsele taşındığını, kamulaştırma şerhinin kaldırılması için davalı idareye başvurulduğunda, davalı idare 01.04.2021 tarihli ve E-237294-752.01.99-3002 sayılı yazısı ile “Yapılan incelemede; Yuva Mahallesinde kayıtlı 63451 ada 17 parselde 2012/61 Esas numarası ile kamulaştırmasız el atma davası sonucunda kamulaştırma bedelinin tarafınıza ödendiği, ancak tescil işlemlerinin yapılmadığı anlaşıldığından dolayı talebiniz uygun görülmemiştir." şeklinde cevap verildiğini, bu durumda, kamulaştırmasız el atma davasının konusu olan “kamulaştırmasız el atma” olgusunun ortadan kalktığını, yani karardan sonra davanın konusuz kaldığını, müvekkilinin almış olduğu parayı iade etmeye hazır olduğunu, mahkemenin bu iddialarını kabul etmesi durumunda, tahsil edilen paranın iadesine ve konusu kalmayan taşınmaz tapu kaydı üzerinde bulunan, davalı idare lehine konulan kamulaştırma şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini istediklerini, dava konusu taşınmazın geldisini teşkil eden parselin (60070 ada 1 parsel) imar değişikliği ile niteliğinin değiştirilerek dava konusu öz mülkiyete konu sanayi parseline dönüşmesi sonucunda, idare lehine müvekkili aleyhine haksız sebeple zenginleşmeye yol açacağından, taşınmazın bugünkü değeri ile kamulaştırmasız el atma davası sonucu ödenen bedel arasındaki farkın, dava tarihinden itibaren işleyecek faizile birlikte taraflarına ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazın mülkiyetini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 8 ve 10 uncu maddelerine göre kaybetmediğini, davacı tarafından belediye aleyhine kamulaştırmasız el atma davası açıldığını ve Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/62 Esas nolu dosyasında verilen 09.10.2012 tarihli kararda dava konusu 60070 ada 1 parseldeki malik ...'a ait 201 m² hissenin idareleri adına tesciline karar verildiğini, davacı tarafından karara karşı kanun yoluna başvurulmadığını, anılan mahkeme kararına istinaden mahkemece hükmedilen bedelin davacı tarafa ödendiğini, bu sebeple davacının 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine istinaden geri alma hakkının bulunmadığını, mahkemece idareleri adına tesciline hükmedilen taşınmazın tasarruf yetkisinin idarelerine ait olduğunu, kamulaştırmasız el atma davası kesinleşmediği için idare adına tescil işleminin yapılamadığını ve tapuda davacı adına görünmeye devam ettiğini, 60070 ada 1 parseldeki davacı hisselerinin 63455 ada 1 ile 63451 ada 1 parsele taşındığını, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davayı herhangi bir tapu iptal ve tescil kararı gibi değerlendirdiğini, dava konusu taşınmazın "Sanayi Arsası" niteliğine dönüştürüldüğünü, kamu hizmeti niteliğinden çıktığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın, kamu hizmeti alanı niteliğini kaybedip, özel mülkiyete konu sanayi alanı niteliğini kazanıp kazanmadığının tespiti ile 2942 sayılı Kanun'un "Vazgeçme, İade ve Devir" kenar başlığını taşıyan ve 13.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun ile değiştirilen 22 nci maddesi gereğince, müvekkile usulüne uygun tebligat çıkarıp, çıkarmadığının tespiti, davalı idarenin ne kadar bedel ödediğinin ve davacının taşınmazın iadesi ya da taşınmaz tapu kaydı üzerindeki, davalı idare lehine olan şerhin kaldırılması karşılığında ne kadar ödenmesi gerektiğinin tespiti, iadenin mümkün olmaması durumunda, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin tespiti olması gerektiği, bu konudaki yargı kararlarının dikkate alınmadığı, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı önceki davanın bu dosyada bedel tespit ve tescil davası gibi değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda davacının hissedar olduğu, söz konusu taşınmazın ishale hattı olarak ayrıldığı ve kamulaştırmasız el atıldığı gerekçesi ile davalı idare aleyhine Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/62 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat istemli davanın 09.10.2012 tarihli kararında davanın kabulü ile 27.135,00 TL tazminatın davacıya ödenmesine, dava konusu taşınmazda davacı adına kayıtlı 17600/435685 payın tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline dair kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2016/18280 Esas, 2017/12184 Karar sayılı kararı ile "Her ne kadar dava konusu 60070 ada 1 parsele ASKİ su hattı geçirilmek suretiyle el atılmış ise de; en son Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.03.2015 tarihli ve 605 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi gereği hazırlanan ve onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli isale Hattı Anteks Etabı Revizyon imar planı kapsamında olduğu Ankara Büyükşehir Belediye Encümeni 04.06.2015 tarihli ve 1402/3248 sayılı karar ile onaylanan 84311/1 nolu parselasyon planı ile davacının 60070 ada 1 parseldeki 176,5 m² payı Küçük Sanayi olanı kullanımda olan 63451 ada 17 parsele, 24 payınında Resmi Kurum Alanı kullanımında olan 63455 ada 1 parsele şuyulandırıldığı ve 21.01.2013 tarihinde tapuya tescillerinin sağlandığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının 24,5 m² payının gittiği 63455 ada 1 parselin imarda özgünlenme amacının Resmi Kurum alanı olması nedeniyle yararlanma imkanı kalmadığından bu parsele el atıldığının kabulü gerektiği gibi, 176,5 m² payının bulunduğu ve Küçük Sanayi alanı olarak ayrılan 63451 ada 17 parselde davalı ASKİ Genel Müdürlüğünün paydaş olması ve davacıya müstakil imar hakkı verilmemesi nedeniyle bu parsel yönünden de fiili el atma gerçekleşmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 60070 ada 1 parsel yönünden m² bedeli belirlendiğinden imar uygulaması sonrası oluşan 63455 ada 1 ile 63451 ada 17 parsel sayılı taşınmazların değerinin belirlenmesi için yeniden keşif yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozularak dosyanın mahkemesine iade edildiği, bozma kararına uyularak yeni oluşan parseller başında yapılan inceleme sonucunda 63455 ada 1 ile 63451 ada 17 parsel sayılı taşınmazların değerinin yeniden tespit edildiği ve alınan rapor uyarınca bu parseller yönünden belirlenen 27.135,00 TL bedelin davalı idareden faizi ile birlikte tahsiline ve söz konusu taşınmazlardaki davacı paylarının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline dair mahkemenin 2018/600 Esas, 2021/249 Karar sayılı kararının taraflarca temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiği, ilk karar ve temyiz edilmeksizin kesinleşen bedelin aynı olduğu, iş bu tazminat bedelinin ilk kararı mütakip tüm ferileri ile birlikte icra takibi sonucu davacıya ödendiği, bu yönde taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı anlaşıldığı, somut olayda; Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/600 Esas sayılı dosyasında taşınmazın davalı adına tesciline karar verildiği, davaya konu arsa nitelikli taşınmazın Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile kamulaştırmasız el atma bedelinin davacı arsa malikine ödenmesi şartıyla davalı idare adına tesciline hükmedildiği ve arsa bedelinin idarece davacıya ödendiği, dolayısı ile dava konusu arsanın mülkiyetinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705 inci maddesinde sayılan hallerden mahkeme kararına istinaden davalı idareye geçtiği, 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi gereği kamulaştırılan taşınmazın mülkiyetini geri alması için; taşınmazın kamulaştırma yolu ile mülkiyeti idareye geçen bir taşınmaz olması, kamulaştırma tarihinden 5 yıl için taşınmazda herhangi bir işlem yapılmamış olması, beş yıllık sürenin dolmasından itibaren de bir yıl içerisinde geri alım hakkının kullanılması gerektiği, dava konusu taşınmaz mülkiyetinin 2942 sayılı Kanun'un 8 ve 10 maddeleri uyarınca kamulaştırma işlemleriyle idareye geçmiş bir taşınmaz olmadığı bu yönüyle davacının ilk talebinin şartlarının oluşmadığı gibi Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davaya konu 63451 ada 17 parsel sayılı taşınmaz başında keşif yapılarak söz konusu taşınmazın değerinin kesinleşen dava tarihi itibarıyla belirlendiği ve hüküm altına alındığı, iş bu karara davacı tarafından itiraz edilerek temyiz edilmediği ve kesinleştiği, mahkemece hükmedilen taşınmaz bedelinin davacı tarafa ödenmiş olduğu, kesin hüküm nedeniyle davacının fark kamulaştırma bedeli talebinin dinlenemeyeceğinden davanın reddine dair kararda bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma davasına konu edilen taşınmaz için öncesinde idare tarafından ödenen bedelin iadesi ile taşınmazın tapu kaydı üzerindeki kamulaştırma şerhinin terkini, bunun mümkün olmaması halinde dava tarihindeki değeri üzerinden fark tazminat bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9525, K. 2025/5703, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9525-e-2025-5703-k-db9dcbb22979