Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9510 E. 2025/4850 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9510
Karar No
2025/4850
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3408 Esas, 2024/1614 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/679 Esas, 2023/668 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 48041 ada 1 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, bu taşınmazın imar planında ''Sağlık Alanı'' olarak ayrıldığından tasarruflarının kısıtlandığını, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, uzlaşma yoluna başvurulmadan dava açıldığından davanın reddine karar verilmesini, görev ve yargı yönünden davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu taşınmazın sağlık alanı olarak gösterildiği hâlde idarelerince kamulaştırma işlemi yapılmadığını, taşınmazın diğer maliki tarafından başka bir mahkemede açılan davada, davaya konu taşınmazla ilgili olarak taraflarının ihtiyacı bulunmadığının yapılan incelemeler sonucunda anlaşıldığını, imar planında sağlık alanı kullanımından çıkartılarak sahiplerinin tasarrufuna bırakılması yönünde 23.12.2011 tarihli ve 194856 sayılı Valilik oluru alındığını ve Etimesgut Belediyesine 07.02.2012 tarihli ve 20910 sayılı yazı ile bildirildiğini, Etimesgut Belediye Başkanlığının imar durum belgesinde dava konusu taşınmazın Özel Sağlık Alanı olarak ayrıldığının anlaşıldığını, idarenin herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, ayrıca husumetten, dava şartı yokluğundan ve esastan da davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden husumetten reddine, ... yönünden ise kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu taşınmazdaki davacılar payının tapusunun iptali ile dahili davalı ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin müvekkili belediyenin herhangi bir kamulaştırma kararı ve çalışması bulunmadığını, idari yargının görevli olduğunu, dava konusu alanın plan notlarında Sağlık Tesis Alanı kullanımında olduğu dikkate alınarak davanın Sağlık Bakanlığına karşı açılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın kullanım amacının sağlık alanı kullanımından çıkartılarak Özel Sağlık Alanı olarak değiştirilmesi nedeniyle özel kullanıma konu olacak şekilde kullanım amacı getirildiğinden hukuki el atmadan söz edilemeyeceğini, Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı Kamulaştırma Şube Müdürlüğünün 24.05.2023 tarihli ve 875602 sayılı yazılı talebi üzerine yapılan çalışmayla taşınmazın Büyükşehir Belediye Meclisinin 08.08.2023 tarihli ve 1089 sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli ... planı değişikliği kapsamında "Sağlık Tesis Alanı" olarak belirlendiğini, planın askı sürecinde olduğu dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... Mahallesi 48041 ada 1 parselde bulunan 92.712 m² alanlı taşınmazın 2003 onay tarihli uygulama imar planında "Sağlık Tesisleri Alanı(Bölge Hastanesi)" kullanımına ayrılmış iken, Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 07.02.2012 tarihli yazısı ile “taşınmazın çok paydaşlı oluşu, kamulaştırmada yaşanacak güçlükler dikkate alınarak sağlık alanından çıkartılarak vatandaşların kullanımına tahsis edilmesi” yönünde İl Sağlık Müdürlüğünün ihtiyacı olmadığının Sağlık Bakanlığından da olur alınmak suretiyle görüş bildirildiği, buna bağlı olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan 11.08.2015 onay tarihli ... planı değişikliği ile taşınmazın “Özel Sağlık Tesis Alanı” olarak yeniden düzenlendiği, bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planını değişikliğinin Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 13.05.2016 tarihli ve 1013 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, taşınmazın uygulama imar planında "Özel Sağlık Tesisi Alanı" olarak belirlendiği, alanı ve imar durumu da dikkate alındığında sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu anlaşıldığından söz konusu idarenin davaya dahil edilmesi ve sorumluluğuna karar verilmesi doğru olduğu gibi, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu hâliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, dava konusu taşınmaza imar planında ayrılma amacına uygun fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli imar planı kapsamında "Sağlık Tesis Alanı" kullanımında iken Ankara 11. İdare Mahkemesinin 2021/715 Esas, 2022/577 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verilen imar planı değişikliğinin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 07.02.2012 tarihli ve 20911 sayılı yazısı ile Valilik ve Bakanlığın onayından geçen talepleri uygun görülerek taşınmazın imar planında kullanım amacının ''Özel Sağlık Alanı'' olarak değiştirildiği dikkate alındığında, sorumluluğun dahili davalı idarede bulunduğunun kabulü ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek dahili davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile dahili davalı idare adına tapuya tesciline, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrası uyarınca hukuken el atılan dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen tazminat bedeli yönünden maktu harca hükmedilmesine ve hükmedilen bedel üzerinden nispi vekâlet ücreti takdirine dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda belirlenen m² birim bedelleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden, dahili davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Dahili davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazın imar planında "Sağlık Tesisleri Alanı(Bölge Hastanesi)" kullanımına ayrılmış iken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan 11.08.2015 onay tarihli ... planı değişikliği ile taşınmazın "Özel Sağlık Tesis Alanı" olarak yeniden düzenlendiği, bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 13.05.2016 tarihli ve 1013 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve taşınmazın uygulama imar planında "Özel Sağlık Tesisi Alanı" olarak belirlendiği, alanı ve imar durumu da dikkate alındığında sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi yerindedir. 3. Her ne kadar Büyükşehir Belediye Başkanlığınca taşınmazın imar planındaki kullanımı sağlık alanı olarak değiştirildiğinden bahisle temyiz isteminde bulunulmuş ise de dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz Özel Sağlık Alanı kullanımında olduğundan bu husus bozma konusu yapılmamıştır. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; dahili davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Dava konusu taşınmazın mahalle adı güncel tapu kaydında ''... Mahallesi'' olarak yazılı olduğu hâlde, infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm fıkrasında ”... Mahallesi” olarak yazılması kararın bozulmasını gerektirmiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Dahili davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (B) bendinin (2) nci ve (3) üncü paragrafında yer alan "..." kelimesinin hükümden çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı ''...'' kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dahili davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9510, K. 2025/4850, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9510-e-2025-4850-k-d53ffd0bf730