Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9117 E. 2025/6005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9117
Karar No
2025/6005
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2578 Esas, 2024/1121 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/267 Esas, 2021/180 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... 656 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu belirterek gerçek bedelinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal alınan satışın kimler arasında yapıldığının belirtilmediğini, emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, tescil yönünden kesin olarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin yazı cevabında taşınmazın 1/25000 ölçekli ... planında tarımsal niteliği korunacak alanda ve yolda kaldığı, Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu itibarıyla meskun mahale oldukça yakın durumda olduğu, pek çok yapılaşmanın mevcut olduğu, her ne kadar yakın mesafede bir kısım taşınmazlar arazi vasfında alınmışsa da, aradan geçen otobanın diğer tarafında kalan taşınmazların etrafının meskun olmadığı, tarla niteliğiyle kullanıldıkları, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin ise yerleşim alanına oldukça yakın olduğu, arsa niteliğiyle belirlenen m² birim fiyatının taşınmazın özellikleri ile uyumlu olduğu, aynı bölgeden ... 1149 ve 1150 parsel sayılı taşınmazların arsa vasfında kabul edilmesi suretiyle 2018 yılı itibarıyla belirlenen m² birim fiyatları temyiz incelemesinden geçerek onandığı, her ne kadar dava konusu taşınmaz bu parsellerle birebir aynı özellikleri taşımasa da, avantajlı ve dezavantajlı yönleri değerlendirildiğinde tespit edilen m² birim fiyatının yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen Tekeler Mahallesi 15 ada 93 parsele ait kayıtlar getirtilerek yapılan incelemede emsalin kadastral parsel niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmaz da kadastral parsel niteliğinde olup düzenleme ortaklık payı kesilmemesinin yerinde olduğu, rayiçler arasında ters orantı olmadığı anlaşılmış; ancak hüküm altına alınan kamulaştırma bedeli yanında hüküm altına alınan yasal faizin de derhal ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yasal faizin karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak ödeme hükmü yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9117, K. 2025/6005, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9117-e-2025-6005-k-05281d5bccc9