Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9489 E. 2025/10639 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9489
Karar No
2025/10639
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/454 Esas, 2024/1467 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Patnos 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/457 Esas, 2023/16 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ağrı ili, Patnos ilçesi, ... Mahallesi 460 ada 40 (eski 36) parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin davacılara ödenmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil kurum lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kök 36 sayılı zilyetliğe dayalı parsele ilişkin davalı kurum tarafından 10.197 m²sine kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı ve kadastro yoluyla kök murisin mirasçılarına 23.953,35 m² olarak 460 ada 40 parsel olarak tespit edildiği, kadastronun 28.03.2011 tarihinde kesinleştiği, anılan taşınmazın içinden karayolu geçirildiği, kök 36 parselde malik adına kadastro sırasında tespit yapılmayan 10.197 m² lik kısmı olduğu iddia edilse de 460 ada 40 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanaklarının incelenmesinde de 40 parselinin zilyetliğe dayalı olarak senetsizden davacılar adına tesis edildiği, bu parselin geldisinin 36 parsel olmadığı, dava konusu edilen alanın kadastro çalışmaları sırasında yol olarak sınırlandırıldığının anlaşıldığı, kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden sonra davacılar tarafından bu hususa ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazda bulunulmadığı dikkate alınarak hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken noter tebligatının yapıldığı bedelin ödendiği, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı, ayrıca davanın reddine karar verildiğinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ettiği, ayrıca kamulaştırma işlemi kadastro işlemlerinden çok önce yapıldığından kadastro işlemlerine itiraz etmenin hukuki bir yararı bulunmadığını, idare lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazın 08.12.1987 tarih ve 1987/257 kamu yararı kararı uyarınca kamulaştırıldığı, Patnos Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/109 Esas ve 1990/9 Karar sayılı kararı ile davalı idare adına 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 19 uncu maddesi uyarınca taşınmazın 10.197 m2’lik kısmının idare adına tesciline karar verildiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 2010 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, taşınmazın yol olarak kullanılan kısmı hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, bu nedenle 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığından davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Diğer taraftan, davacıların tapu maliki ... ile hukuki irtibatını gösteren veraset ilamı veya diğer belgeler dosya arasına alınarak, adı geçen davacı ile tapu malikleri arasındaki hukuki irtibatı tereddüte mahal vermeyecek şekilde kesin olarak tespit edildikten sonra dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığı tarihte sağ olan mirasçılarına usulüne uygun olarak kamulaştırma evraklarının tebliğ edilip edilmediği, kamulaştırma işleminin kesinleşip kesinleşmediği, usulüne uygun kesinleşen kamulaştırma işleminin varlığı halinde davanın reddine karar verilmesi, aksi durumunda dava konusu taşınmaza ait kadastro paftası ile kamulaştırma krokisi çakıştırılıp idare tarafından el atılan kısım tespit edilerek sonucuna gere karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9489, K. 2025/10639, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9489-e-2025-10639-k-8650dac1fb70