Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9243 E. 2025/6821 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9243
- Karar No
- 2025/6821
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2585 Esas, 2024/1074 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/23 Esas, 2022/230 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., köyü 4033 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, bu vasfı nazara alınarak kamulaştırma bedelinin belirlenmesini ve değerinin peşin olarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; raporda kıyasi emsal olarak Kocaeli ili, ... 2850, 2852, 3987 ve 3989 parsel sayılı taşınmazların 11.09.2015 tarihli satışının ele alındığını, ancak bu satışın eski tarihli olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince dava tarihine yakın tarihli satışların emsal olarak alınması gerektiğini, emsal taşınmazın oldukça büyük yüzölçümlü olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılmadığını, ağaç bedellerinin fahiş hesaplandığını, 2942 sayılı Kanun ve Yargıtay kararları uyarınca, dava konusu taşınmazın özellikleri, bulunduğu konumu gibi özelliklerinin, emsal alınan taşınmazın üstün ve eksik yönleri kıyaslanarak değer tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunun bu hususlar gözetilmeden karara esas alındığını belirterek yerel mahkeme kararının bedel yüksekliği, taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, müvekkili idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerinin emsal taşınmazların %72'si kadar olduğunu, dava konusu taşınmazın değerine olumlu yönde etki eden pek çok özelliği bulunmakta olup söz konusu özellikler göz önünde bulundurulduğunda dava konusu taşınmazın değerinin hükme esas alınan raporda tespit edilen 300,00 TL/m²'den çok daha fazla olduğunun açık olduğunu, dava konusu taşınmaza biçilen değerin serbest piyasa rayiçlerini yansıttığı görüşlerine katılmalarının mümkün olmadığını, 2460 parsel sayılı taşınmaza 388,00 TL/m² değer biçilmesine rağmen tamamen sübjektif görüşlerle 2499 parsel sayılı taşınmazın örnek olarak gösterilmesinin kabul edilebilir olmadığını, dava konusu taşınmazın 27.02.2017 tarihindeki değeri ile dava tarihi olan 07.09.2018 tarihindeki değeri arasında hiçbir fark bulunmadığını, taşınmazın değerinin tespit edilen bedellerden çok daha fazla olduğunu, taşınmazların değerlerine ilişkin üstünlük - eksiklik oranlarının da gerçek durumu yansıtmadığını, dava konusu taşınmazın konumu, barındırdığı özellikler bir bütün olarak değerlendirildiğinde gerçekte somut emsal olarak alınan taşınmazdan çok daha değerli olmasına rağmen daha düşük değerde değerlendirilmesinin kabul edilebilir olmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın belirlenen değerinin emlak vergisi beyan değerlerine de aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda emlak vergi beyanlarının dikkate alınmayarak taşınmazlar arasında dava konusu taşınmaz aleyhine çok yüksek bedel farkı tespit edilmesinin Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına aykırı olduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile bildirdikleri deliller toplanmak ve mahallinde keşif de yapılmak suretiyle yerel mahkeme kararının düzeltilerek veya yeniden esas hakkındaki kararla kaldırılarak veya değiştirilerek itirazları doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının aynı bölgeden Dairemizde incelenen dosyalarda belirlenen birim fiyatlarıyla gerek parsellerin özellikleri gerekse endeks oranı dikkate alındığında uygun olduğu, dolayısıyla bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve dava konusu taşınmaz ve somut emsali kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. İlk Derece Mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırıldığı gözetilmeden yeniden terkin kararı verilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Taşınmazın kamulaştırma nedeniyle iptali ile davacı lehine yol olarak terkinine daha önce kesin olarak karar verildiğinden bu hususta tekrar karar verilmesine yer olmadığına" ibaresinin çıkarılarak yerine "Kocaeli ili, ..., köyü, 4033 parsel sayılı taşınmazda davalılar adına olan payın tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.