Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9160 E. 2025/6735 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9160
- Karar No
- 2025/6735
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/274 Esas, 2024/1233 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/144 Esas, 2022/663 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ..., ... Mahallesi, 494, 496, 516, 555, 559, 561, 565 ve 567 parsel sayılı taşınmazlara yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, kamulaştırmasız el konulan ve el atma ile kullanımı imkansız hale gelen taşınmazların alanları için, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atıldığı belirtilen 496, 516, 517, 555, 559, 561, 565, ve 567 parsellerin kadastro parselleri olduğunu, ancak 494 parsel olarak kayıtlı herhangi bir taşınmaz bulunmadığını, bu taşınmazlara müvekkil kurumca herhangi bir el atma olayının söz konusu olmadığını, söz konusu parsellerin kadastral parseller olduğunu, davacının uzlaşma hususunda müvekkil kuruma bir müracaatı olmadığını, davacının meni müdahale değil de tazminat talebiyle dava açmasının da kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, dava konusu taşınmaz şehrin merkezinden uzakta olup talep görmeyen bir bölgede olup buna göre tespit edilecek emsallerle kıymet takdiri yapılması gerektiğini, taşınmazların kadastro parseli olup imar düzenlenmesine tabi tutulacağını olup zaten müvekkil kurumca 30.01.2019 tarihli ve 99 sayılı encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci madde uygulaması başlatıldığını, taşınmazın değerlendirilmesinde öncelikle irtifak bedelinin değerlendirilmesini ve düzenleme ortaklık payının tenzili ve yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alanda yer alan taşınmazların tamamı 06.02.2023 tarihli depremlerde ağır hasarlı hale gelerek yıkıldığını, alanın çok büyük olduğunu ve aynı zamanda deprem sonrasında alana ilişkin imar uygulamasının kaçınılmaz bir ihtiyaç haline geldiğini imar uygulamasının halen devam etmekte olduğu,bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini, yapılacak uygulama neticesinde davacı kooperatife hem başka taşınmazlar verilecek hem de hükümde yer alan tazminat ödenmesi sonucu davacının haksız zenginleşmesine neden olacağını, İlk Derece Mahkemesince belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, bazı parseller yönünden önceki irtifak nedeniyle değer azalışının hesaplanmadığını, ayrıca emsal parsel kadastro parseli olduğundan %45 düzenleme ortaklık payı düşülmeden hesap yapıldığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazlara uygun emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı taraf davaya konu taşınmazlar yönünden imar değişikliği çalışmasının devam ettiğini ve bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini iddia etmiş ise de dosya arasına alınan 09.04.2020 tarihli belediye başkanlığına ait yazı cevabında davaya konu taşınmazlar yönünden 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulaması ve kentsel dönüşüm işlemleri ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini bildirmiş olup, istinaf aşamasında da davalı tarafından sunulan istinaf dilekçesinde imar uygulaması çalışmasının devam ettiği bildirilmiş olup, imar uygulama işleminin tescil aşamasında olmadığı, imar uygulama işleminin bitmediği ve kesinleşmediği anlaşılmakla imar uygulama çalışmasının bekletici mesele yapılması yönündeki itiraza itibar edilmeyerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.