Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9157 E. 2025/6737 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9157
- Karar No
- 2025/6737
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/275 Esas, 2024/1245 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/554 Esas, 2022/693 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ..., ... Mahallesi 395 ada 312 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin rıza ve muvakatı aranmaksızın el atılmak suretiyle park alanı yapıldığını, davacı idarenin bu keyfi ve haksız eylemi nedeniyle müvekkillerinin tüm idari ve mali yükümlülüklerin yerine getirdikleri dava konusu taşınmaz üzerinde mülkiyet haklarını kullanamaz olduklarını, müvekkillerin davacı idareden ya taşınmazın eski haline getirilerek, bunun için gerekli masrafların karşılanmasını ya da taşınmazın değerinin kendilerine ödenmesini yıllar boyu defalarca talep etmelerine rağmen herhangi bir olumlu cevap alamadıklarını, davalı idareye yaptıkları tüm girişimlerden herhangi bir müspet sonuç alamayan müvekkilerinin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla son olarak 18.09.2017 tarihinde davacı idareye başvurarak park alanı yapılmış ve böylece fiilen et atılmış olan dava konusu taşınmazın davacı idarece kamulaştırılmasını talep ettiklerini, müvekkillerinin bu başvurusunu değerlendiren davacı idarenin de 26.09.2017 tarihli ve 908 Encümen Kararı ile evvelce park alanı yaptığını ve fiilen el atılmış olan dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına karar verdiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına karar verilmesini müteakiben davacı idare ile taşınmaz maliki müvekkiller arasında yapılan uzlaşma görüşmesinde ise uzlaşma sağlanamadığını, uzlaşma görüşmelerinde piyasada m² fiyatının en az 1.200,00 TL olan dava konusu el atılan taşınmazla ilgili yıllardan beri devam eden bu sorunun bir an evvel çözümü için çok cüzi bir teklifte bulunan müvekkillerin bu teklif dahi davacı idarece kabul görmediğini, mülkiyeti müvekkillerine ait bulunan kamulaştırmaya konu Adıyaman ili, ..., ... Mahallesi 395 ada 312 parsel sayılı taşınmazın değerinin tespiti ile işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı idareden alınarak tapu kaydındaki hisseleri oranında müvekkillerine ödenmesine, muhakeme masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı idareye tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma kanuna uygun olmayan bilirkişi raporuna göre yüksek bedel tespit edildiğini, seçilen emsal taşınmazın hatalı olduğunu, dosyadaki diğer raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, lehlerine vekâlet ücreti hükmedildiğini, kararın bu yönüyle de isabetsiz olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2. Davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 25.02.2022 tarihli bilirkişi raporunun açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın ...Mahallesinde emsal taşınmazın ise ... mahallesinde bulunduğunu, birbirlerine yakın bir konumda olmadıklarını, yüzölçümlerinin de birbirinden farklı olduğunu ve bu nedenle birbirlerine emsal olabilmelerinin mümkün olmadığını, emsal taşınmazın şehrin en geri kalmış bölgesinde olduğu, dolayısıyla bu bakımdan da her iki taşınmazın birbirlerine emsal olmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan en az 5 kat daha değerli olduğunu, dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın arsa olarak m² değeri en az 1.200,00 TL olduğunu, tespit edilen bedele ilk karar tarihi olan 17.05.2019 tarihine kadar faiz işletilmesine karar verilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğu, zira tespit edilen bedele hükmün kesinleşmesine (hatta hükmün infazına) kadar geçecek süre için faiz işletilmesine karar verilmesinin gerektiğini, kamulaştırma bedelinin kararın kesinleşmesine kadar 3 er aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması açıkça kanuna aykırı olduğunu, 18.10.2022 tarihli celsede kamulaştırma bedeline enflasyon oranı esas alınmak suretiyle faiz işletilmesi yönündeki taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin hesaplandığı, taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen m² birim fiyatının uygun olduğu; ancak hükmün 1 nolu bendinde faiz hükmünün hatalı olarak kurulduğu ve hükümde yol alanı olan kısım için terkin hükmü kurulması, park alanı olan kısım içinse terkin hükmü kurulmaması gerektiğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek, İstinaf mahkemesinin nispi vekâlet ücretine veya karar tarihi itibarıyla en az 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmetmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Adıyaman ili, ..., ... Mahallesi 395 ada 312 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesi yöntem itibarıyla doğrudur. 3. Buna karşın; aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmazla aynı ada içerisinde yer alan 395 ada 522 parsel sayılı taşınmaz için Adıyaman 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/1114 Esas, 2020/771 Karar sayılı dosyasında 23.08.2019 değerlendirme tarihi itibarıyla ...Mahallesi 390 ada 146 parsel sayılı taşınmaz emsal alınarak; 2062 TL/m² değer biçildiği ve bu bedelin Dairemizin 08.06.2022 tarihli ve 2022/1905 Esas, 2022/10308 Karar sayılı kararı ile denetimden geçerek onandığı dikkate alındığında dava konusu taşınmaz için farklı bir mahalleden alınan emsal taşınmaz ile 25.12.2017 tarihi itibarıyla 527,67 TL/m² değer biçilmesi inandırıcı görülmediğinden bilirkişi kurulundan benzer konumda bulunan taşınmaz için tespit edilen metrekare birim fiyatından ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.