Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8810 E. 2025/8157 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8810
- Karar No
- 2025/8157
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2088 Esas, 2024/1404 Karar DAVA TARİHİ : 27.03.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/526 Esas, 2023/286 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kırıkkale ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 18 13... parsel sayılı taşınmazın imar planında rekreasyon alanı olarak ayrıldığını, müvekkilinin taşınmazdan yararlanmasının mümkün olmadığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; salt imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zarara ilişkin açılan işbu davanın idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve zamanaşımına uğradığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının taşınmazı edindiği tarihten itibaren 5 yıllık süre dolmadan açtığı davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat bedelinin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; salt imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zarara ilişkin açılan işbu davanın idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın imar planında rekreasyon alanı olduğunu, müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, başlatılan imar uygulaması çalışmasının bekletici mesele yapılmasını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve zamanaşımına uğradığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazın imar planında rekreasyon alanı olduğu gerekçesiyle davanın açıldığını, oysa bu alanlarda normal yeşil alanlardan farklı olarak büfe, çay bahçesi gibi ticari yapılaşma hakkının bulunduğunu, aynı durumda olup rekreasyon alanında kalan 18 16... parsel sayılı taşınmaz için Kırıkkale İdare Mahkemesince kesin olarak verilen emsal kararda belirli koşullarla yapılaşma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1986 yılında onaylanan imar planına göre kamu ortaklık payı hisselerinden oluştuğu ve "rekreasyon alanı" olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaza kısmen yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, tüm bu gerekçeler doğrultusunda arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırma yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, davaya konu taşınmazda Belediye Encümeninin 01.06.2022 tarihli ve 452 sayılı kararı ile imar uygulaması çalışması başlattığı, çalışmaların sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürülmüş ise de karar tarihi itibari ile davalı tarafından çalışmaların sonuçlandırıldığına dair bir belge dosyaya sunulmadığı da dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin hukukî değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca ıslah yoluyla arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin ve ecrimisilin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Kırıkkale ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 18 13... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılan kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.