Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10490 E. 2025/9119 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10490
Karar No
2025/9119
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2093 Esas, 2024/2277 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3716 ada 2 parsel (904 parsel) sayılı taşınmazın davalı idare tarafından imar planında "kültür park alanı " olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydında tarla vasfında olduğunu ve bu haliyle bedel tespitinin yapılması gerektiğini, taşınmazın ... olarak bilinen derenin taşkın sahasında kalmakta olduğunu, taşınmazın bulunduğu alanın ilerleyen süreçlerde de hep tarla vasfında kalacağını, hiçbir suretle imara açılmayacağını ve arsa olarak kullanılmayacağını, söz konusu davanın maktu harç ve vekâlet ücretine tabi olduğunu, yargılama sonunda dava konusu parselin mülkiyetinin ... Belediyesi adına tescil edilmesi gerektiğini tüm bu nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine, tüm masraf ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacıya ait tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesi yapılırken yakın tarihli ve yakın mesafeli emsal satışların dikkate alınması gerektiğini, bu hususlar dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın tapu kaydında tarla vasfı ile kayıtlı olduğunu, bu haliyle bedel tespit edilmesi gerektiğini, arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın ... Deresi olarak bilinen derenin taşkın sahasında kaldığını, taşınmazın bulunduğu alanın ilerleyen süreçlerde de hep tarla vasfında kalacağını, imara açılmayacağını ve arsa olarak kullanılmayacağını, dava konusu taşınmaz ile emsalin birbirine uzak mesafede ve birbirinden farklı özelliklere sahip olduğunu, dava konusu taşınmazın emsale göre birçok olumsuz özelliği olduğunu, raporda bunun gözardı edildiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal arasında 5 km mesafe olduğunu, dava konusu taşınmazın tercih edilmeyen bir bölgede bulunduğunu, dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan ... Mahallesi 343 ada 29 parsel için ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/30 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davada 2022 yılı itibarıyla taşınmazın metrekaresine 550,86 TL değer biçildiğini, bu taşınmazın dava konusu taşınmaza yakın olduğunu, emsal ile dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas metrekare değerlerinin karşılaştırılmadığını, emsalin emlak vergi değerinin dava konusu taşınmazınkinin 35 katı olduğunu, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı ancak 1988 yılında kesinleşen imar planında " kültür park alanı" olarak ayrıldığını, davaya konu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılması suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuken el atılan dava konusu taşınmazda tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na ( 2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, ancak bu hususa yönelen süresinde verilmiş istinaf dilekçesi bulunmadığından anılan aykırılığın kaldırma konusu yapılmadığı, eleştiri yapmakla yetinildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ve nispi vekâlet ücreti yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın 31.03.1988 onay tarihli imar planında "kültür park alanı" olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1 inci maddesinde hukuki el atma düzenlendiğinden, hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan "271.667,03" sayısının çıkartılarak, yerine "30.000,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10490, K. 2025/9119, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10490-e-2025-9119-k-a29a16c4e949