Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12990 E. 2025/9776 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12990
Karar No
2025/9776
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/554 Esas, 2024/2865 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 ada 9 parsel sayılı taşınmaza imar planında park ve yol alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; yürürlükteki uygulama ve ... planları ve plan notlarına göre dava konusu taşınmazın bir bölümünün orman sınırları içinde kaldığını, orman sınırları içinde kalan bölümle ilgili olarak müvekkili idarenin hiçbir tasarruf yetkisinin bulunmadığını, doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alan olarak belirlenen bölümde ise yapılaşma hakkı mevcut olduğundan davacı tarafın tasarruf hakkının kısıtlandığı iddiasının yerinde olmadığını, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından el atılmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yürürlükteki uygulama ve ... planları ve plan notlarına göre dava konusu taşınmazın bir bölümünün orman sınırları içinde kaldığını, orman sınırları içinde kalan bölümle ilgili olarak müvekkili idarenin hiçbir tasarruf yetkisinin bulunmadığını, doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alan olarak belirlenen bölümde ise yapılaşma hakkı mevcut olduğundan davacı tarafın tasarruf hakkının kısıtlandığı iddiasının yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazın küçük bir kısmının park ve yol alanında kaldığını, bu alanların doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alan ile bütünlük arz etmesi nedeniyle taşınmazın tamamından ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının yetkili ve sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından el atılmadığını, taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek 1 inci maddesinde hukuki el atma düzenlendiğinden ve bu kapsamda hukuken el atılan dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; davalı idarece bu husus istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden eleştirilmekle yetinildiği, davacıların hissedarı oldukları dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamış ise de, 1995 yılında kesinleşen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen kamu hizmetine özgülendiğinden Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1/6 sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 tarihli ve 2010/5 Esas, 2010/662/651 Karar sayılı kararı gözetildiğinde uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin eyleminin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olduğu, kamuya özgülenen taşınmaza fiilen el atılmamış olsa da 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içerisinde ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir şekilde kısıtlanması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin dava konusu taşınmaz için kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğine ilişkin kabulünün yerinde görüldüğü, mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine, taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A2), (B) ve (C2) harfleri ile gösterilen kısımların imar planındaki özgülenme amaçları dikkate alınarak sorumluluğun davalı kuruma ait olduğunun kabulü ile alınan rapor uyarınca bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 ada 9 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12990, K. 2025/9776, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12990-e-2025-9776-k-daba3769362e