Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8555 E. 2025/8543 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8555
Karar No
2025/8543
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/500 Esas, 2024/906 Karar DAVA TARİHİ : 19.07.2022 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/309 Esas, 2022/526 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ....ilçesi, ...Mahallesi 299 59... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kültürel tesis alanında kaldığını, davalı ... tarafından dava konusu parsele ilişkin herhangi bir yatırım ve kamulaştırma programı yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun davacının payı oranında iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazların ve faiz başlangıç tarihine karşı itirazlarının incelenmesi gerektiğini, önceden ayarlanmış yüksek bedelli satışlarla kamu zararı meydana getirildiğini, kendileri tarafından sunulan emsallerin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarının matbu hazırlandığını, dava konusu 299 59... parsel sayılı taşınmazın kültürel tesis alanında kaldığını, taşınmazın bulunduğu alanda revizyon imar planı yapıldığını, akabinde yeni imar planlarına göre ikinci kez parselasyon işlemi yapıldığını, ilk yapılan imar uygulamasında kadastro parselinden %35 düzenleme ortaklık payı oranı ile kesinti yapıldığını, ikinci imar uygulamasında dava konusu parselden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığını, sorumlu kurumun müvekkili idare olmadığını, ayrıca ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek resen gözetilecek sebeplerle de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ile (kıyasi emsal Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi 84 03... parsel sayılı taşınmazda 11.02.20 14... yevmiye numaralı resmi senetle hisse satışı) dava konusu taşınmazın benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde ve tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, bu satışın emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, nitekim söz konusu emsal satış işleminin daha önce gerek Dairelerinin gerekse Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin denetiminden geçen pek çok kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat istemine ilişkin davada mukayese emsal olarak kabul edildiği, bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazla, emsal taşınmazın özelliklerinin karşılaştırılması sonucunda emsal taşınmazın davaya konu taşınmazdan 1.015 kat daha değerli olduğunun tespit edildiği, emsal satış işlemine ilişkin birim fiyat dava tarihine güncellendikten sonra değerlilik katsayısı uygulanarak davaya konu taşınmazın değerinin tespit edildiği, dava tarihi olan 19.07.2022 tarihi itibarıyla taşınmazın m² birim fiyatının 8.988,03 TL/m² olduğu belirlenerek davacının hissesine düşen tazminat miktarının hesaplandığı, taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında belirlenen m² birim değeri ve hesaplanan tazminat miktarının fahiş olmadığı, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı kanaatine varmıştır. Ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de taşınmaza fiilen el atılmış olması ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı ilamı gözetildiğinde, 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı ve kabule göre davacı ...’in davaya konu taşınmazda bedeline hükmedilen 8658/371495 payına ilişkin tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiği halde paya karşılık gelen metrekare üzerinden tescil hükmü kurulmuş olması da doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve imar planında kültürel tesis alanı olarak ayrılan taşınmaza yol yapılmak suretiyle el atmaya başlanıldığı gözetildiğinde proje bütünlüğü gereği tamamının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8555, K. 2025/8543, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8555-e-2025-8543-k-6fc68b0ddd31