Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8195 E. 2025/8204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8195
Karar No
2025/8204
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2775 Esas, 2023/2088 Karar DAVA TARİHİ : 26.08.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/584 Esas, 2023/105 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 19... ve 67 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline düşük bedel teklif edildiğini, arazinin özelliklerinin tespit raporunda eksik yazıldığını belirterek Mahkemece kamulaştırmanın zaruri olduğuna kanaat getirilirse söz konusu taşınmazlarda keşif yapılarak taşınmazların müvekkili açısından önemi ve getirileri, tüm özellikleri, nitelikleri, vasıfları ile emsal kayıtlar ve itirazları göz önünde bulundurularak kanunda öngörülen usulde kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacıdan tahsiline karar verilmesini, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ve davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların sulu tarım arazisi olarak kabulünün hatalı olduğunu, münavebe deseninin yüksek gelir getiren biber, fasulye ve domates ürünlerinden oluşturulması sebebiyle taşınmazın metrekare birim bedelinin yüksek belirlendiğini, %40 objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasının hatalı olduğunu, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 19... ve 67 parsel sayılı taşınmazların sulu tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemiyle değer tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, münavebe deseninin o yörede yaygın olarak yetişen birinci yıl domates, ikinci yıl kapya biber, üçüncü yıl fasulye şeklinde oluşturulmasının yerinde olduğu, net gelir hesabının ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2022 yılı verilerinin dikkate alınarak yapılması gerekirken 2021 yılı verilerine göre yapılıp Y-ÜFE' ye göre artırılması hatalı ise de 2022 yılı verileri uygulanması halinde davacının aleyhine bir durum yaratacağı, davalı tarafça da istinaf yoluna başvurulmadığından 2021 yılı verilerine göre net gelir hesabı yapılması hususunun Dairemizce göz önünde bulundurulmadığı, dava konusu taşınmazın merkezi yerlere uzaklığı ve konumu dikkate alındığından %40 objektif değer artışı uygulanmasının doğru olduğu, buna göre dava konusu taşınmazların metrekare birim fiyatının değerlendirme tarihi olan 2022 yılı itibarıyla 417,32 TL olarak tespitinin yerinde olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8195, K. 2025/8204, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8195-e-2025-8204-k-f0fca7bceb2c