Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8057 E. 2025/6611 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8057
- Karar No
- 2025/6611
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1426 Esas, 2024/659 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/271 Esas, 2022/212 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle Giresun ili, ... ilçesi, ... köyü 102 ada 383 parsel sayılı 1.421,66 m² yüzölçümlü taşınmazın 158,42 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve kötü niyetli davanın reddini, kendisi ve diğer hissedarlar tarafından dava konusu kamulaştırma işlemine karşı, süresi içinde, Ordu İdare Mahkemesi Başkanlığında iptal davası açılacak olup bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını, davaya konu taşınmazın yol olarak kamulaştırmasında kamu yararı bulunmayıp usule, kanuna ve hakkaniyete aykırı kamulaştırma kararı ve işleminin iptali gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz yol, su, toplu taşıma, aydınlatma, çöp toplama ve kanalizasyon gibi belediye hizmetlerinden yararlanmadığından yapılaşma ve nüfus yoğunluğu fazla olmadığından ve mevcut durumda üzerinde bitkisel üretim yapıldığından (fındık üretimi) tarım arazisi olarak değerlendirilerek tarımsal gelir metodu uygulanması gerektiğini, taşınmaza bitişik taşınmaz hakkında Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2020/106 Esas, 2021/179 Karar sayılı kararıyla tarımsal gelir metoduna göre yapılan bedel tespiti üzerinden kamulaştırma kararı verildiğini, seçilen emsalin hatalı olduğunu, taşınmazın değerine etki eden faktörlerin yeterince değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı düşülmeden hesaplama yapıldığını belirlenen bedelin yüksek ve komşu parselle ilgili aynı kamulaştırma kararına istinaden yapılan kamulaştırma bedeli emsal olarak kabul edilmeyerek Mahkemece taşınmazın arsa değeri dikkate alındığından idarenin kamulaştırma bedelini yatırmasının mevcut ödenek durumu nedeniyle mümkün olamadığını, davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin nispi hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idareye dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için usulüne uygun olarak sürelerin verildiği, ayrıca bedeli depo etmemesi durumunda davanın reddedileceği ihtarının yapıldığı; ancak buna rağmen davacı idare vekili tarafından süresinde kamulaştırma bedeli depo edilmediği için davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayalı olarak açılan bedel tespitine ilişkin davada davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken kamulaştırma bedeli üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile vekâlet ücreti yönünden karar düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca kamulaştırma bedelinin depo edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline usulüne uygun olarak verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, davalı vekilinin de geç bloke edilen bedeli kabul etmediği ve kamulaştırma kararının iptal edildiği de gözetildiğinde davanın reddine ilişkin olarak verilen karar yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.