Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8019 E. 2025/4787 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8019
Karar No
2025/4787
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1509 Esas, 2024/1680 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kavak Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/401 Esas, 2024/11 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 489 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Samsun Kavak Organize Sanayi Bölgesinin kuruluşu için belirlenen arazi kadastro komisyonu tarafından kadastrosunun daha önceden yapıldığını, tespit tutanağı düzenlendiğini ve kadastrosu kesinleşmiş bir arazi olduğunu, bölgede arazi kadastrosunun 1991 yılında yapıldığını ve maliklerin belirlendiğini, yine aynı yıl iş bu bölgedeki kadastronun kesinleştiğini, 2492 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) ilgili maddelerince taşınmazların kamulaştırılmasına ve malikler adına bedelin T.C. Ziraaat Bankası nezdinde açılacak hesaba blokesine karar verildiğini, kamulaştırma işleminin tamamlanmasının ardından Samsun Kavak Organize Sanayi Bölgesinin sınırlarını çevreleyen imar planın uygulanmasına karar verildiğini, davacıların hak iddia ettiği alana davalı ... tarafından el atılmış olmadığını, kurumun kadastro ile sınır ve malikleri belirlenmiş arazi parçasında yine 2942 sayılı Kanun'a uygun şekilde alınan kararlarla kuruluşun gerçekleştiğini, kadastrodan önceki bir hakka dayalı olarak dava açılmış bulunmakla 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davacının davasının reddi gerektiğini, dava konusu arazinin Kavak Organize Sanayi Bölgesi içinde yer almasının mümkün olmadığını, arazi kadastrosu yapılmış bir arazi parçasında hak iddia edildiğini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin yeterli araştırma yapmaksızın ve tapuyu zemine uygulamaksızın davanın reddine karar vermesinin isabetsiz olduğundan bahisle istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki tüm belgelere, istinafa konu kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kamulaştırmasız el atmadan bahsedilebilmesi için malikin mülkiyet hakkına kısıtlama getirilmesi zorunlu olup, dosya kapsamına göre davacının dava konusu ettiği taşınmazın kuzeyinde bulunduğu belirtilen çalılığın 19.09.1991 tarihinde tamamlanan tesis kadastrosu çalışmalarında 80 ada 26 parsel numarası ile tespit gördüğü, yine dava konusu edilen kısmın güncel imar uygulaması neticesinde Yenicami Mahallesi 183 ada 24 parsel ile park olarak ayrılan kısma isabet ettiğinin anlaşıldığı, yine dosyada mevcut fen bilirkişi raporuna göre davacının dava konusu ettiği kısmın 1991 yılındaki tesis kadastrosu çalışmaları sırasında davacılar murisleri adına tescil edilmediğinin de anlaşılmasına göre mahkemece yazılı gerekçeyle davacının davasının reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8019, K. 2025/4787, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8019-e-2025-4787-k-86120cfb0d49