Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7966 E. 2025/5095 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7966
- Karar No
- 2025/5095
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/170 Esas, 2024/1033 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/5 Esas, 2022/1086 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedellerinin tespiti ve kullanım haklarının davacı idare adına, mülkiyet hakkının ise Hazine adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 343 parsel (ifrazen 636, 637 ve 638 parseller) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedellerinin tespiti ve kullanım hakkının davacı idare adına, mülkiyet hakkının ise Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece teklif edilen bedel çok düşük olup kabul edilemeyeceğini, taşınmazın geçek değerinin tespiti suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, kamulaştırma konusu mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedellerinin tespiti ile kullanım hakkının davacı idare adına, mülkiyet hakkının ise Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafın kaldırma kararı öncesi tespit edilen 111.076,14 TL fark kamulaştırma bedelinin istinaf kararı öncesi davalı tarafa ödendiğini, bu nedenle işbu bedele ilk karar tarihi olan 30.05.2019 tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken 18.10.2022 tarihine kadar faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, raporun denetlenemediğini, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edildiğini, ancak bilirkişi raporunda sulamanın ne şekilde yapıldığının, taşınmazın tamamında ve her mevsim için yeterli olup olmadığının açıklanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınmak suretiyle geçici irtifak hakkı karşılığı ile mülkiyet kamulaştırmasına konu olan kısmın bedelinin tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, ancak bedeline hükmedilen dava konusu 637 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile kullanım hakkı davacı idareye ait olmak üzere Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde davacı idare adına irtifak hakkı tesisine de karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken üretim masraflarının düşük, ürün verim miktarının ise yüksek alınmasının doğru olmadığını, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetvelinin esas alınması gerektiğini, taşınmazın tespit edilen metrekare birim değerinin ve kamulaştırmadan arta kalan kısımlar için takdir edilen değer azalışı oranının çok yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.