Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/2902 E. 2024/10189 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2902
Karar No
2024/10189
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/209 Esas, 2023/2055 Karar DAVA TARİHİ : 20.07.2018 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/427 Esas, 2022/482 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Elazığ ili, ..., Perçenç (Akçakiraz) Mahallesi, 339 ada 3 (yeni 460 ada 3) parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve irtifak hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın müvekkili şirket adına kayıtlı olduğunu, taraflar arasında anlaşma hususunda her hangi bir tutanağın tutulmadığını, dava konusu taşınmazın imar planında sanayi alanı olarak yapılaşmaya tahsis edildiğini ve arsa konumunda olduğunu, arsanın çok kıymetli bir bölgede ve her an alım satım talebi olan bir bölgede olduğunu, taşınmazın büyüklüğü, ticari olarak çok hareketli bir alanda olması, imar planındaki tahsis şekli ve irtifak hakkının taşınmazda kullanıma getireceği kısıtlama ve olumsuz etkisi göz önüne alındığında taşınmaza takdir edilen bedelin düşük olduğunu, bu nedenle gerçek kamulaştırma bedelinin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile emsal olarak alınan taşınmaz arasında bir benzerlik bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda değer kayıp oranlarının çok fazla olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiş; ancak kamulaştırma bedeline 21.11.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, 20.11.2018 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, Mahkemece 09.04.2019 tarihli kararla kıymet takdir raporunda belirlenen kısmın ilk kararla davalıya ödenmesine karar verildiğinden, bu kısma mahkemenin ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar tarihi olan davalıya ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi ve davacı idare tarafından fazla depo edilen bedel davalı tarafından bankadan çekilmişse çekilme tarihine kadar işleyen nemasıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çekilmemişse işleyen tüm nemasıyla birlikte davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/2902, K. 2024/10189, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-2902-e-2024-10189-k-d4f7ade6d39e