Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7917 E. 2025/5500 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7917
- Karar No
- 2025/5500
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2207 Esas, 2024/857 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/442 Esas, 2021/526 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ..., davalı Hazine ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., davalı Hazine ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ..., ... Mahallesi 3463 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile mülkiyetin ihtilaflı olması nedeniyle belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere vadeli hesapta nemalandırılmasına, kamulaştırılan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., davalı Hazine ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının mülkiyetinin kamulaştırması yoluna gitmesinin kanun ve usule aykırı olduğunu, taleplerinin kamulaştırma işlemi nedeniyle taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımları yönünden değer düşüklüğünün hesaplanarak kamulaştırma bedeline eklenmesine yönelik olduğunu, davaya konu parselin kadastro parseli olarak kabul edilip % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmesi yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, benzer davalardaki taşınmazların imar parseli olduğunun tespit edildiğini, davaya konu taşınmazın emsal taşınmaz ile aynı şekilde imar parseli olduğu belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki eksiklikler ve hesap hataları neticesinde rayiç bedelin çok altında miktar belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğunu, mülkiyete ilişkin davanın sonucu beklenmesi gerektiğini, ayrıca kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, bilirkişi raporlarının elverişli olmadığını belirterek Yerel Mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. Bedelin yüksek belirlendiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, davalı tarafın taşınmazın tamamının kamulaştırılması talebinde bulunması sebebiyle tamamının kamulaştırılmasına karar verildiği, ilgili belediyeden alınan yazı cevabına göre nakıs parsel kalacağı, arta kalan kısmın ise hiçbir şekilde kullanılamayacağının belirtildiği, taşınmazın bedelini tespitte esas alınan emsalin buna dayalı alınan raporların karar vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek Yerel Mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ve Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek Yerel Mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğunu, mülkiyete ilişkin davanın sonucu beklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Arsa niteliğindeki ... Mahallesi 3463 parsel sayılı taşınmaz ile emsal olarak mukayeseye esas alınan taşınmazın değerlendirme tarihi olan 2012 yılına ait emlak vergisine esas olan m² değerleri karşılaştırıldığında; emsalin rayiç değerinin 12,50 TL/m², dava konusu taşınmazın rayiç değerinin ise 0,56 TL/m² olduğu, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan 22,3 kat daha değerli olduğu anlaşıldığı hâlde, yetersiz gerekçe ile dava konusu taşınmazın emsalin % 50’si değerinde olduğu kabul edilerek değer biçilmesi nedeniyle rapor inandırıcı görülmemiş ve kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazın ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması hâlinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğü'nden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. 5. Dairemizin yerleşik içtihadı uyarınca, kısmi olarak yapılan kamulaştırmalarda arta kalan kesimdeki değer kaybının % 50 oranını geçmesi hâlinde davalılara % 50 oranında değer kaybıyla yetinip yetinmeyeceklerinin sorulması, yetindikleri takdirde bu miktara göre hüküm kurulması, yetinmedikleri takdirde davacı idareye arta kalan kısmın bedelinin tamamını ödemek suretiyle bu kısmın da mülkiyet hakkını kazanma imkanı sağlanması ve talebi hâlinde bedelinin tamamına hükmedilmesi, aksi hâlde bilirkişi kurulunca belirlenen değer azalış oranına göre karar verilmesi gerektiği gözetilip ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Bir kısım davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı ... ve davalı ...'den peşin alının temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.