Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7753 E. 2025/7067 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7753
Karar No
2025/7067
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/266 Esas, 2024/1143 Karar DAVA TARİHİ : 12.03.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Güroymak Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/45 Esas, 2023/201 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bitlis ili, ....ilçesi, ....Mahallesi ... ada ...parsel sayılı taşınmaz ile ...ada ... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında olduğunu ve davalı kurum tarafından 1998-2006 yılları arasında mevcut ...Devlet yolu genişletmek suretiyle fiilen el atıldığını, dava konusu taşınmazın 16.04.1963 tarihinde kadastro tespiti gördüğünü, davalı tarafından kadastro tespitine 10 senelik hak düşürücü süre içinde herhangi bir itiraz yapılmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre 10 sene içinde itiraz edilmeyen kadastro tutanaklarının kesinleşeceğini ve bu durumun kamu kurum ve kuruluşları dahil herkesi bağlayacağının hüküm altına alındığını, dolayısıyla idarenin 1963 yılından önceki bir duruma dayanarak hak iddia etmesinin mümkün olmadığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazların ... yolu arasında Bitlis İl İdare Hayetinden alınan 27.07.1954 tarihli ve 153 sayılı İdare Heyeti Kararına dayanılarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma işlemlerinin 24 Teşrinsani 1295 sayılı İstimlak Kararnamesi hükümlerine göre Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü (Diyarbakır) tarafından yapıldığını, söz konusu taşınmazın 05.01.1961 tarihli ve 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkındaki Kanun hükümleri kapsamında değerlendirildiğini, 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine göre taşınmazın bedelini dava hakkı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten 2 yıl sonra düşeceğini, bu hak düşürücü süre göz önünde bulundurulması gerektiğini, 221 sayılı Kanun yürürlük tarihi 12.01.1961 olması sebebiyle davacının dava hakkı 13.01.1963 tarihinde düştüğünü, dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, ve bedelinin ödendiğini davanın öncelikle idari yargı yolu görevli olmasından dolayı görevsizlikten, Mahkemenin aksi kanaati halinde davanın esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, el atma tarihinin tam tespit edilmediğini, davanın temelinin 1954 yılında yapılan kamulaştırma işlemlerine dayandığını ve hukuka uygun bir şekilde dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığını, değerlendirme kriterlerinin yanlış ve yanlı alınmış olup metrekare değerinin yüksek tespit edildiğini, taşınmazın el koyma tarihinde tarla statüsünde olduğunu ve bu nedenle taşınmaz için hesaplama yapılırken gelir yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacı taraf arsa iddiasını dava açtığı tarihe göre değil de el atma tarihine göre ispatlamak zorunda olduğunu, bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazların ... Belediye Başkanlığınca 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45 inci maddesinde açık ihale usulü ile satıldığından emsal satış olarak değerledirmeye tabi tutulduğunu, ihale yolu ile yapılan satışların (icra yolu ile yapılan satışlar hariç ) kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında emsal olarak kabul edilemeyeceğini, el atma olgusu 1983 öncesinde gerçekleştiğinden vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini belirterek istinafa başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare vekilince dava konusu taşınmaza 1983 tarihinden önce el atıldığı iddia edilmiş ise de dosyadaki 15.01.2021 tarihli Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi raporundan dava konusu taşınmazlara 1984 yılından sonra el atıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, taşınmaza el atma tarihinin dosya kapsamından davalı idare tarafından gün, ay ve yıl olarak tam olarak ispat edilemediği hususu da göz önünde bulundurularak dava konusu taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığının kabulü gerektiği kanaatiyle davalı idare vekilinin el atma tarihine ve buna bağlı olarak taşınmazın niteliği ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğine ilişkin istinaf istemleri yerinde görülmediği, davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilen kamulaştırma evraklarının incelenmesinde, tapu maliklerine kamulaştırma evraklarının tebliğ edildiğine dair noter tebligatları ve maliklere kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair ödeme belgeleri bulunmadığı gibi dava konusu taşınmaz maliklerinin kamulaştırmadan haberdar olduğuna veya bedeli tahsil ettiğine dair herhangi bir kabulleri de bulunmadığından davalı idare vekilinin dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığına dair istinaf istemi yerinde görülmemiş, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerinde olduğu, değerlendirmeye esas alınan Bitlis ili, Güroymak ilçesi, Bağlar Mahallesi 348 ada 9 parsel sayılı emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı anlaşılmakla dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 950,99 TL olarak hesaplanmasında, sorumluluğun davalı kuruma ait olduğunun belirlenmesinde istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya kapsamına göre davacının davaya konu 180 ada 21/A sayılı parselin tamamını, 180 ada 20/A parsel sayılı taşınmazın 3200/322167 hissesini 26.07.2023 tarihinde Mehmet Şah Özkan'a sattığı, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilecek olması halinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği düzenlendiğinden, Mahkemece davacı sıfatıyla yeni malik davaya dahil edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bu husus bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7753, K. 2025/7067, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-7753-e-2025-7067-k-e7fe37d3a58c