Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6560 E. 2025/2087 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6560
Karar No
2025/2087
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3269 Esas, 2024/994 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/475 Esas, 2023/239 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ..., Mahallesi 42948 ada 5 ve 1276 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından belirlenen metrekare birim bedelinin düşük olduğunu, bölgede yıllar öncesinde 2019 yılında 138,00 TL bedel belirlenmiş olduğunu, objektif değer artış oranının % 400 uygulandığını, imarlı parsellere komşu olunması nedeniyle bu durumun 700-1000 TL arası satışa imkan sağladığını, yakın taşınmazlara yüksek değer biçilmiş olduğunu beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlarda sulama sistemi, kanalı ya da su kuyusunun bulunmadığını, sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %5,5 olarak alınması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı bölgeden dava konusu taşınmazlara yakın konumda bulunan taşınmazlar için objektif değer artış oranının %300-400 olarak uygulanmak suretiyle daha yüksek bedel belirlendiğini, taşınmazların konumu itibarıyla değerli bir bölgede yer aldığını, sulu tarım arazisi olan taşınmazda münavebe planına fasulye ürününün dahil edilmediğini, bölgede taşınmaz satışlarının 300-400 TL/m² bandında yapıldığını, taşınmazların arsa olarak değrlendirilmesi gerektiğini, taşınmazların bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uygulama imar planı içerisinde bulunmayan, etrafı meskun olmayan ve fiilen tarım arazisi olarak kullanılan dava konusu Konya ili, ..., Mahallesi 1276 parsel ve 42948 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tarım arazisi olarak kabul edilerek kamulaştırma bedelinin 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birici fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esasına göre 2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün resmî verileri kullanılarak tespit edilmesinde, idarenin kıymet takdir komisyon raporunda da belirtildiği üzere taşınmazların sulu arazi olduğu değerlendirilerek kapitalizasyon faizinin %4 olarak uygulanmasında, taşınmazların şehir merkezine yaklaşık 20 km mesafede yer alması ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri nedeniyle metrekare birim fiyatının %50 objektif değer artışı ile yükseltilmesinde, 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca tüm yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasında ve lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinde, tespit edilen kamulaştırma bedelinin derhal hak sahibine ödenmesinde ve taşınmazların davacı idare adına tapuya tescilinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedele dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesi gerektiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu 42948 ada 5 parsel sayılı taşınmazın... Belediye Başkanlığının 05.01.2023 tarihli ve 874 sayılı yazısına göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı ve meskun mahal dışında olduğunun bildirilmiş olmasına göre arazi niteliğinde olduğunun kabulü ile 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Dava konusu 1276 parsel sayılı taşınmazın, Belediye Başkanlığının 05.01.2023 tarihli ve 874 sayılı yazısına göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen mesken ve kısmen yol sahasına isabet ettiğinin bildirilmiş olmasına ve taşınmazın arsa niteliğine göre taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekirken arazi olarak değer biçilmesi doğru görülmemiştir. 5. Dava konusu 42948 ada 7 parsel sayılı taşınmaza, hükme esas alınan bilirkişi kurulunca taşınmazın sulanma imkânının bulunduğu belirtilerek sulu tarım arazisi olarak kabul edilmek suretiyle değer biçilmiştir. Bir taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulü için nereden ve ne şekilde sulandığının tespiti gerekir. Bu nedenle mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazın fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı, sulama durumu mevcut ise mevcut suyun taşınmazın sulanması için yeterli olup olmadığı hususları, Mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip, taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra dava tarihi olan 2022 yılı için İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden taşınmazın bulunduğu yörede sulu ve kuru tarım arazilerinde mutat olarak ekilen münavebe ürünleri sorulup buna göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/6560, K. 2025/2087, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-6560-e-2025-2087-k-05c87267c55e