Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/5542 E. 2025/6825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5542
- Karar No
- 2025/6825
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/995 Esas, 2024/440 Karar DAVA TARİHİ : 20.12.2016 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/86 Esas, 2021/687 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Batman ili, ..., köyü 101 ada 2 ve 21 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, göl alanında kalması nedeniyle terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında gerek beyanlarının ve gerekse bilirkişi raporlarına itirazlarının nazara alınmadan hüküm kurulduğunu, dava konusu 101 ada 2 nolu parsel yönünden; bilirkişi uzmanı hesaplama yaparken metrekare fiyatı 20,55 TL çıkması gerekirken metrekare fiyatını 25,83 TL yazarak devleti zarara uğrattığını, dava konusu 101 ada 21 nolu parsel yönünden; meyveli veya meyvesiz ağaçlar çok yıllık olduğu için değerinin bilimsel esaslara göre ve gerçekçi olarak hesaplanması için çok yıllık üretim yapılan meyve bahçesi, bağ vb. alanlarda kıymet takdirinin periyodik gelirlerin kapitalizasyonu yöntemine göre hesaplanması gerektiğini, münavebe belirlenirken yörede yaygın olarak yetiştirilen ve genelde münavebeye alınan ürünler yerine, yörede yaygın olarak yetiştirilmeyen ürünlerin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda üretim masrafları yönünden Yargıtay içtihatları dikkate alınarak resmî veri cetvelinde yer alan veriler doğrultusunda hesaplama yapılması gerekirken bu durum dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, kapitalizasyon faiz oranının sulu tarım arazilerinde %5 alınması gerektiğini, bilirkişi kurulu arazi için hesaplanan birim fiyata %10 objektif unsuru da ilave ederek bedelin yüksek hesaplandığını, taşınmazın önemli yerleşim yerlerine yakınlığı, ulaşım olanakları vs. taşınmazın kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken nazara alınacak unsurlar olup bunlara bağlı objektif değer artışı yapılması gerektiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendisini vekili ile temsil eden taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ağaçların değerinin düşük hesaplandığını, 2016 yılı verileri dikkate alınarak hesaplanma yapıldığını, 2017 yılı verilerinin kullanılması gerektiğini, taşınmaz için üretim masrafları yüksek gösterildiğini, objektif değer artışının daha yüksek uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı arazi niteliğindeki ..., köyü 101 ada 2 parsel ve kapama karışık meyve bahçesi niteliğindeki 101 ada 21 parsel sayılı taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci (f) maddesi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğunu; ancak Mahkemenin ilk kararı ile tespit edilen bedelin üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılarak karar kesinleştiğinde ödenmesi yönünde bankaya müzekkere yazıldığı gözetilerek faiz hükmünün hatalı kurulması doğru görülmediği gibi dava konusu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği ve Mahkemenin ikinci kararı ile ödenmesine karar verilen 372.089,80 TL bedele 21.04.2017 tarihinden mahkemenin ikinci karar tarihi olan 24.01.2020 tarihine, üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılan ve işlemiş neması ile derhal ödenmesine karar verilen 314.318,24 TL fark bedele ise 21.04.2017 tarihinden Mahkemenin son karar tarihi olan 23.06.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabule göre ise davacı idare tarafından fazla bloke edilen 87.078,43TL bedelin iadesi yönünde hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, dava konusu 110 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan taş duvar için tespit edilen 28.320,00 TL bedelden davalıların hissesine tekabül eden 14.160,00TL bedelin toplam bedele eklenmemesi suretiyle eksik bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden dava konusu 110 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalıların hissesine düşen 672.248,04TL bedele taş duvar için tespit edilen 14.160,00 TL bedel eklenerek 686.408,04 TL bedel üzerinden hüküm kurularak Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline ve baraj gölü sahasında kaldığından tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.