Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6868 E. 2025/7041 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6868
Karar No
2025/7041
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/863 E., 2025/1172 K DAVA TARİHİ : 28.06.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/378 E., 2025/24 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Bakanlık) vekili ve davalı .... San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işveren Şirketin, müvekkili Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda .... ve ... sicil numaralı Kırklareli ve İstanbul'da olmak üzere iki işyeri bulunduğunu, davacı Sendikanın 07.06.2022 tarihinde davalı işyerlerinde çalışan 178 işçinin en az 93'ünü üye yaparak hem işyeri hem de işletme düzeyinde sayısal çoğunluğu sağladığını, olumlu yetki tespiti için davalı Bakanlığa başvuruda bulunduğunu, sendikal örgütlenmeden haberdar olan davalı işverenliğin yetki başvuru tarihinden sonra sendika üyesi işçilerden geriye doğru istifa dilekçeleri alarak, söz konusu işçilerin çıkışını bildirdiğini, davalı Bakanlığın işveren Şirketin sendikasızlaştırma eylemini görmezden gelerek 22.06.2022 tarihi yazısı ile, başvuru tarihi olan 07.06.2022 tarihinde davalı işyerinde 123 işçinin çalıştığı, davacı Sendikanın 37 üyesinin bulunduğundan bahisle müvekkilinin işletme toplu iş sözleşmesi için gereken çoğunluğa sahip olmadığını bildirdiğini, davalı işverenin sendika üyesi işçileri yetki başvuru tarihinden sonra çıkışını bildirerek sendikal örgütlenmeyi engellediğini, davaya konu olumsuz yetki tespiti yazısının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin söz konusu işyerlerinde yarıdan fazla çoğunluğa sahip olduğunu, isimlerini belirttiği işveren vekillerinin dikkate alınamayacağından yetki tespitine esas alınan çalışan sayısından düşülmesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 22.06.2022 tarihli ve 142704 sayılı yetki tespit yazısının iptali ile davacı Sendikanın davalıya ait işyerlerinde yasanın aradığı çoğunluğu sağladığının ve yetkili olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, davalı Bakanlığın Sendika Yetki Sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, Bakanlık kayıtlarının incelenmesinde davacı Sendikanın davalı ... Şirketi unvanlı işletmede toplu iş sözleşmesinin imzalamak için yapmış olduğu başvuru tarihi itibarıyla 123 işçinin çalıştığı ve bunlardan 37 işçinin davacı Sendikaya üye olduğu ve davacı Sendikanın çoğunluk şartını taşımadığının anlaşıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ispat yükü üzerinde olan davacı Sendikanın dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbirisinin usul kuralları çerçevesinde ispata elverişli araçlar olmadığını, davalı Şirkette geriye dönük herhangi bir işçi adına SGK çıkış bildirimi yapılmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı Sendikanın yetki tespiti hususunda davalı Bakanlıkça yeterli araştırma yapılarak ilgili hususların eksiksiz olarak incelenerek karar verildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 3. Diğer davalı cevap dilekçesi vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, Toplu İş Sözleşmesi Yetki Tespiti ile Grev Oylaması Hakkında Yönetmelik'in “Yetkili işçi sendikasının tespitinde, sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin olarak yetki tespit başvurusu tarihinden önce Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmamış bildirimler dikkate alınmaz.” şeklindeki 7/4 hükmü uyarınca işten çıkış bildirgeleri yetki başvuru tarihinden sonra verilen işçilerin başvuru tarihinde çalıştıklarının kabul edilmesi gerektiği, davalı işverence işten çıkış bildirgelerinin 10 gün içerisinde verilmesinin mümkün olduğu ve söz konusu bildirgelerin bu süre içerisinde verildiği savunmasına itibar edilemeyeceği, işten çıkış bildirgeleri yetki başvuru tarihinden sonra verilen işçiler dâhil edildiğinde davalı Şirkete ait tespit konusu işyerlerinde toplam 173 işçi çalıştığı ve bu işçilerden 93'ünün davacı Sendika üyesi olduğu, bu durumda davacının hem işyeri hem de işletme düzeyinde sayısal çoğunluğu sağladığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık ve davalı ... Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; davaya cevap dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla müvekkili Kurumun işleminde hukuka aykırı bir yan bulunmadığı belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; yetki tespitinde dikkate alınan işyerinin davacı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda yer almadığını, süresinde olmadığı kabulü ile dikkate alınmayan işten ayrılış bildirgelerinin 10 günlük yasal süre içinde verildiğinden söz konusu bildirgelerin dikkate alınması gerektiğini, istifa ve ihtiyari arabuluculuğa ilişkin İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmelerin isabetli olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davaya konu yetki başvuru tarihi 07.06.2022 olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde, yetki başvuru tarihinin 22.06.2022 olarak belirtilmesinin mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi bir hata olduğu kabul edilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Bakanlık ve davalı ... Şirketi vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6868, K. 2025/7041, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6868-e-2025-7041-k-43f02b79e5a0