Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4591 E. 2024/7740 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4591
- Karar No
- 2024/7740
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2207 Esas, 2023/1948 Karar DAVA TARİHİ: 25.11.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Alanya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/594 Esas, 2022/72 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ...Mahallesi 492 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı kurum tarafından tesis edilen şerhin terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin (b) bendinde; Mahkemece 10 uncu madde uyarınca yapılan tebligat, davet veya ilanen tebliğden sonra taşınmaz malın başkasına devir ve ferağ veya temlikinin yasak olduğunun öngörüldüğünü, kanunda bu yasağın devamıyla ilgili azami bir süre öngörülmediğini, kanun koyucu böyle bir hükmü ihdas etmekle, kamulaştırma yapılırken ve davalar devam ederken taşınmazın ilgisiz bir başka üçüncü kişiye devredilmesini engellemeyi amaçladığını, bu şekilde hem kamulaştırma sürecinin uzamasının ve dava aşamasında ortaya çıkacak birtakım usulü sorunların önüne geçilmek istendiğini; hem de bedelin kararda öngörülen maliklerden farklı kişilere ödenmesi gibi sıkıntılara engel olunmak istendiğini, bu yasağın kamulaştırma işleminin tapuya tesciline kadar geçerli olduğunu, zira tescil, kamulaştırma sürecinin son aşaması olup bu aşamaya kadar idarelerce yapılan kamulaştırma işlemlerinin akamete uğramamasının amaçlandığını, ancak kanunda konulan şerhin ne zaman terkin edileceğine dair bir düzenleme yapılmadığını, bir süre öngörmediğini, bedel tespit tescil davasının ve tescil işlemlerinin ne zaman biteceğinin her somut olaya göre değiştiğini, dolayısıyla, şerhin geçerliliği için belli bir süre öngörülmesinin, ilgili maddeyle ihdas edilen hükmün amacını bertaraf edeceğini, neticede ilgili 10 uncu madde kararının tescilinin tapu müdürlüklerinden kaynaklanan sıkıntılar nedeniyle henüz yapılmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesinde öngörülen yasağın kamulaştırmanın tapuya tesciline kadar idareler için koruyucu bir imkan oluşturduğunu, başka bir deyişle, tescil yapılana dek şerhin hukuki değerini muhafaza ettiğini belirterek davanın reddine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile şerhin terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/174 Esas sayılı dosyasının 27.10.2021 tarihinde kesinleştiğini, eldeki davanın açılış tarihi ile kamulaştırma bedeli tespit ve tescil davasının kesinleşme tarihi dikkate alındığında davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince kararın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 28 inci maddesi uyarınca Tapu Sicil Müdürlüğüne göndererek şerhin terkini ile kesinleşmemiş mahkeme kararı vardır şerhi işlenmesi gerektiği halde bu işlemlerin yapılmadığını, ilamın infazı için Tapu Sicil Müdürlüğüne başvurdukları zaman taşınmaz ile ilgili kesinleşmemiş karar bulunduğu için hükmü infaz ettirmedikleri için taşınmazdaki şerhin kaldırılmadığını, Mahkeme kararına dayanak olan 09.03.2020 tarihli ve 1285 yevmiye numarası ile yapılan işlemin "davalıdır" beyanının yazılması işlemi olup 31/b şerhinin konulması işlemi olmadığını, Mahkemece "davalıdır" beyanı ile 31/b şerhine aynı anlam yüklendiğini, açıklama işlevine sahip olan beyanların hiçbir şekilde mülkiyetin devir ve tasarrufunu kısıtlamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir iken, usul ve yasaya aykırı bir şekilde davacının talebinden başka bir kayıt ele alınarak bu kaydın devir ve satışa engel olma kabiliyeti olmamasına rağmen böyle bir işlevi varmış gibi davacının davasının kabulüne karar verildiğini belirterek resen gözetilecek nedenlerle de kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare tarafından Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/173 Esas sayılı dosyasında açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemine ilişkin davada mahkemece verilen 11.07.2019 tarihli ve 220/174 Esas 2021/616 karar sayılı kararla davanın kabulüne ve ..., ...Mahallesi 492 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı idare lehine irtifak hakkı tesisine ve bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine dair hüküm verildiği, verilen bu hükmün 27.10.2021 tarihinde kesinleştiği, Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/174 Esas sayılı dosyasında Mahkemece tapu sicil müdürlüğüne yazılan 02.03.2020 tarihli müzekkerede 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi gereğince ... Genel Müdürlüğünce kamulaştırma işlemine başlanarak dava açıldığı şerhi işlenmesine karar verildiği belirtilmek suretiyle karar gereğince işlem yapılmasının istendiği, eldeki istinaf incelemesine konu dava dosyası içerisinde mevcut tapu kaydı incelendiğinde ise Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/174 Esas sayılı dosyasında 06.03.2020 tarihli müzekkere gereğince davalıdır şerhinin işlendiği, esasen söz konusu şerhin konulma amacının 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi gereğince taşınmazın üçüncü kişilere devir ferağ ve temlikinin önlenmesi olduğunu, yukarıda belirtilen kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davasında verilen hükmün kesinleşmesinden sonra 25.11.2021 tarihinde eldeki davanın açıldığı, bedel tespit ve tescil davasının kabul ile sonuçlandığını, tescil yönünden kurulan hükmün kanun gereğince kesin olduğunu, hüküm tarihi olan 17.6.2021 tarihinden, terkin dava tarihi olan 25.11.20211 tarihine kadar yaklaşık 10 ay süre geçtiğini, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen karar tarihi itibarıyla şerhin terkin edilmediğini, kanun yolu aşamasında getirtilen güncel tapu kaydına göre ise Mahkemenin 06.03.2020 tarihli müzekkeresi gereğince tapu kaydına konulan şerhin terkin edilerek irtifak hakkının 22.11.2023 tarihi itibarıyla tescil edildiğini, dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğunun anlaşıldığını, bölgede geçen dosyalarda Dairenin 2021/1654 Esas, 2022/2378 Karar sayılı kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 23.05.2023 tarihli ve 2023/116 Esas, 2023/5211 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği de dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca konulan şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin (b) bendi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.