Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4511 E. 2025/582 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4511
Karar No
2025/582
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2293 Esas, 2024/454 Karar DAVA TARİHİ : 18.06.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/121 Esas, 2021/368 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hissedarı olduğu Gaziantep ili, ..., ...Mahallesi 4696 parsel (yeni 400 ada 3 parsel) sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atılmadığını, dava şartı olarak düzenlenen uzlaşma prosedürünün yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, taşınmazın el atma tarihindeki niteliği esas alınarak dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın davalı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara tapudaki payları oranında verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare lehine tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiili el atmanın söz konusu olmadığını, belirlenen tazminat bedelinin çok yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, tescile yönelik hüküm tesis edilmemiş olmasının doğru olmadığını, davalı idarenin harçtan muaf olup bu hususta aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; uzlaşma prosedürünün dava şartı olarak düzenlendiğini, davacı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış uzlaşma başvurusunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliği esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, belirlenen tazminat bedelinin çok yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4 . 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi .

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmaza davalı idarece 1983 yılından sonra fiilen el atıldığı anlaşıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle değişik 2942 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır." şeklinde düzenleme yapılmış olup, 04.11.1983 tarihi sonrası fiilen el atmadan kaynaklı açılacak davalarda uzlaşma dava şartı olarak kabul edilmemiştir.

4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5.Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ile UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye ve hükme esas alınan fen bilirkişisi raporuna göre; dava konusu 5.636,38 m² yüzölçümlü 4696 parsel sayılı taşınmazın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1 inci maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışmaları sonucunu pasife alınıp, 400 ada 3 parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, yüzölçümünün 5.144,79 m² düştüğü anlaşılmış olup; yeni ada ve parsel numarası üzerinden hüküm tesis edilmiş olmasına rağmen yeni oluşan yüzölçümü üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin kararının hüküm fıkrasının;

a) ''Davanın kabulü ile '' ibaresi ile (1) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine " Davanın kısmen kabulü ile Davacıların hissedarı olduğu Gaziantep ili, ..., ...Mahallesi 400 ada 3 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atma bedelinin davacı ... için 938.490,84 TL, davacı ... için 703.868,13 TL, davacı ... için 703.868,13 TL, " davacı ... için 703.868,13 TL ve davacı ... için 703.868,13 TL olduğunun tespiti ile toplam 3.753.963,36 TL tazminat bedelinin dava tarihi olan 18.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara ödenmesine," cümlesinin yazılması,

b) (7) numaralı bendinde yer alan " 129.751,71 " sayısının çıkarılarak yerine " 126.164,63 " sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4511, K. 2025/582, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4511-e-2025-582-k-5a1e265b3a53