Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4497 E. 2025/948 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4497
Karar No
2025/948
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3458 Esas, 2024/414 Karar DAVA TARİHİ : 13.01.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/16 Esas, 2022/173 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 448 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış uzlaşma başvurusunun bulunup bulunmadığının sorulmasını, usulüne uygun olarak yapılmış uzlaşma başvurusunun bulunmaması durumunda davanın, dava şartı yokluğundan, usulüne uygun yapılmış uzlaşma başvurusunun olması durumunda davanın esastan reddine, dava konusu taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğünce 26.03.1953 tarihli ve 1953/123 sayılı kamu yararına göre müvekkili kurum tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, yol olarak terkin işlemlerinin de tamamlandığını, usulüne uygun olarak kamulaştırılan taşınmaza herhangi bir el atmadan bahsedilemeyeceğini, 221 sayılı Kanun'un 12.01.1961 günü yürürlüğe girdiğinden davcının dava hakkının 2 sene sonrası olan 13.01.1963 günü sona erdiğini, 09.10.1956 gününden önce el atılan dava konusu taşınmaz yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini, usulüne uygun yapılmış uzlaşma başvurusunun olması durumunda davanın açıklanan nedenlerden dolayı esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının dava konusu taşınmaza 1989 yılında malik olduğunu, davalı kurumun taşınmaza 1953 yılında el koyduğunu, yerel mahkemenin davalının annesi Rukiye Teksoy adına dava konusu taşınmazın 1970 yılında kadastro tespiti yapıldığı tarihi el atma tarihi olarak kabul ettiğini, el atma tarihinin net olarak belli olmadığını, maktu vekâlet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların bu davayı açmaları için tapu maliki olduklarını kanıtlamaları gerektiğini, uzlaşma dava şartına uyulmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesindeki yasal şartların sağlanmadığını, fiili el atmanın kabul edilmesi durumunda taşınmazın el atma tarihindeki niteliğinin tespit olunarak buna göre değer hesaplaması yapılmasını, el atma tarihindeki vasfının da usulünce belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza el atma tarihi ile ilgili yapılan değerlendirmede, 1983 yılı öncesi el atıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bedel tespiti için Aşkarbeyli Mahallesi 2501 parsel sayılı taşınmazın 14.04.2017 tarihli satışının emsal alındığı, alınan taşınmazın Daireden geçen başka taşınmazlarda da emsal alınmış olup uygun olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın nitelikleri, konumu, yüzölçümleri, vergi rayiç değerleri karşılaştırılmak suretiyle taşınmaz bedelinin tespit edildiği, 1865,14 TL/m² bedelin aynı bölgeden geçen taşınmaz bedelleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Davalı idarenin istinaf talebinin yerinde olmadığı, seçilen emsal, yapılan değerlendirme ve alınan raporun usul ve kanuna uygun olduğu görülmüştür. Davacı tarafından taşınmazın 1989 yılında davacı tarafından satın alınması sebebiyle nispi vekâlet ücreti talebinde bulunduğu görülmüş ise de kamulaştırmasız el atma davalarında taşınmaza el atma tarihinin önemli olduğu, mülkiyet nakillerinin nispi yargılama giderine etkisi olmayacağı değerlendirilmiş olup davacı tarafın istinaf sebebinin de yerinde olmadığı görülmekle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı ve 11 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4497, K. 2025/948, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4497-e-2025-948-k-d7d69a3b6711