Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4492 E. 2025/1064 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4492
Karar No
2025/1064
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/725 Esas, 2024/368 Karar DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.09.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/640 Esas, 2020/483 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... köyü 322 ada 139 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespitine, arta kalan 322 ada 140 parsel sayılı taşınmazın işletme bütünlüğü bozulduğundan bir kısmın da kamulaştırılmasına dava konusu taşınmazlarının tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın yol çalışmaları bittikten sonra yola cepheli bir taşınmaz özelliği kazanacağı için çalışmalar tamamlandıktan sonra değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının objektif olmadığını, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, tarım arazisi vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, %15 objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olup en az %200 objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, taşınmaz ve muhdesat bedellerinin çok düşük olduğunu, Mut ilçe tarım verilerinin hatalı olduğunu, ilçe tarım verilerinin piyasa fiyatlarını da yansıtmadığını, civar ilçe verilerinin de getirtilip değerlendirilmesini, kamulaştırma işlemi nedeniyle taşınmazın arta kalan kısmında %85 oranında değer azalışı oluşacağının tespit edildiğini, kamulaştırma işlemi neticesinde taşınmazdan arta kalan kısım ile yol arasında kot farkı oluşacağını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi kabul edilmek suretiyle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü gelir ve maliyet çizelgesine göre taşınmaz bedelinin tespit edildiği, uygulanan objektif değer artışının uygun olduğu, bunlara ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu, davacı kurum vekiline vekâlet ücreti verilmeyeceği ve harçtan muaf olması sebebiyle harç alınmayacağına ilişkin yapılan değerlendirmelerin usul ve kanuna uygun olduğu, sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın yol çalışmaları bittikten sonra yola cepheli bir taşınmaz özelliği kazanacağı için çalışmalar tamamlandıktan sonra değerlendirme yapılması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 12 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Mersin ili, ..., ... köyü 322 ada 139 ve 140 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4492, K. 2025/1064, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4492-e-2025-1064-k-d7594101846e