Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1402 E. 2023/12255 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1402
Karar No
2023/12255
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1542 E., 2022/1660 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davanın kabulü Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 'nın sevk ve idaresindeki plaka sayılı araç ile nun sevk ve idaresindeki plaka sayılı traktörün karıştığı 16.08.2014 tarihli trafik kazasında, isimli şahsın sevk ve idaresindeki plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan vekil edeninin ağır bir biçimde yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğradığını, kazanın oluşumunda sigortası bulunmayan plaka sayılı traktör sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, bu nedenle vekil edenin uğradığı zararın davalı ... tarafından giderilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak) 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte Güvence Hesabından tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; vekil edeninin yaralanması ile sonuçlanan 16.08.2014 tarihli trafik kazasına karışan plaka sayılı araç sürücüsünün de kazanın oluşumunda kusuru bulunduğunu, söz konusu bu aracın davalı Sampo Japan Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS'si olduğunu belirterek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak (belirsiz alacak) ve vekil edenin uğradığı geçici ve kalıcı iş göremezlik zararına karşılık olmak kaydıyla, 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınarak vekil edenine verilmesini istemiş ve davalı ... aleyhine açılan iş bu davanın ... aleyhine açılan önceki dava ile birleştirilmesini talep etmiş; 08.02.2022 tarihli dilekçesiyle asıl davada talebini toplam 173.293,52 TL'ye, birleşen davada talebini toplam 74.268,65 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Asıl davanın davalısı olan ... vekili cevap dilekçesinde; davanın, kazaya karışan araç sürücüsü ve maliklerine ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacı hakkında dava öncesi vekil eden kuruma başvuruda bulunulduğu ve hasar dosyası açıldığı halde, noksanlıklar ikmal edilerek sonucunun beklenilmesi gerekirken dava açılmasının doğru olmadığı gibi, trafik kazasına sebebiyet verdiği ileri sürülen araç sürücüleri ile işletenleri aleyhine talepte bulunulmadığından vekil edeni kurum aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, talep edilen kalemlerin teminat dışında olduğunu, talep edilen tazminatın nasıl hesaplandığının açıklanmasının gerektiğini, olayla ilgili olarak görülmekte olan ceza yargılaması varsa sonucunun beklenmesinin gerektiğini, kazaya karışan tüm tarafların kusur durum ve oranlarının belirlenmesi yanında, davacının varsa müterafik kusuru ile daimi maluliyet oranının belirlenmesini, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan ile davacının içinde bulunduğu araca çarpan sürücü ile araç işleteni ...'ya davanın ihbar edilmesini talep etmiştir. Birleşen davanın davalısı olan sigorta şirketi vekili ise cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karıştığı ileri sürülen plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, öncelikle kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, ayrıca kusur oranlarının ve maluliyetin tespiti yönünden dosyanın ilgili Adli Tıp Kurumu (ATK) kurullarına gönderilmesini talep ettiklerini, vekil edeni sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri bakımından sorumluluğunun bulunmadığından davacının bu zarar kalemlerine ilişkin talebinin reddi gerektiğini, ayrıca davacının araçta hatır için taşındığı anlaşıldığından bu durumun gözetilmesini istediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, talep konusu trafik kazasının oluşumunda, plaka sayılı sigortasız traktör sürücüsü 'nun %70 oranında, plaka sayılı sigortalı araç sürücüsü Bekir Hızarcı'nın ise %30 oranında kusurlu olduğu, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu plaka sayılı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusuru bulunmadığı, davacının %22,2 oranında kalıcı iş göremez ... geldiği, iyileşme süresinin de 12 ay olduğu benimsenmek suretiyle 07.01.2022 günlü aktüer bilirkişi raporunun benimsendiği gerekçesiyle; asıl dava yönünden davanın kabulü ile 7.951,35 TL geçici iş göremezlik ve 165.342,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 173.293,52 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 10.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden davanın kabulü ile 3.407,22 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 70.860,93 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 74.268,65 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 28.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Japan Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hüküm altına alınan tazminatlar bakımından, faiz cinsinin hatalı belirlendiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın vekil edeni yararına kaldırılması gerektiği, buna karşılık davalıların istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden bir yargılama yapılacak olur ise vekil edeninin uğradığı gerçek maluliyet oranının, esasen hükme esas alınan raporda belirtilenden esasen fazla bulunması nedeniyle, aleyhe olan hususları kabul etmedikleri ve maluliyet ve kusur oranlarında bir değişiklik olması halinde zarar hesaplamasının güncel asgari ücretlerdeki değişikliklerin gözetilerek yeniden yapılması gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyete ilişkin raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği, kusura ilişkin belirleme ve kabulün de hatalı olduğu, talep konusu kazaya ilişkin olan bir başka hak sahibinin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu 2014/1633 Esas sayılı dosya kapsamından temin edilen raporda, plaka sayılı araç sürücüsünün %60, plaka sayılı araç sürücüsünün ise %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bu durumda raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, aktüer hesaplamada 1,8 teknik faiz uygulanmamış olmasının da isabetsiz bulunduğu ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarının kapsamında teminat dışı bırakıldığının göz ardı edildiği, ayrıca kaza anında emniyet kemeri takmayan davacının müterafik kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve buna göre hüküm tesis edilmesi gerektiği halde bu husus üzerinde durulmamış olmasının da isabetsiz olduğunu belirtmiştir. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacının yaralanmasında müterafik kusurlu olduğu hususu üzerinde durulmadığı, 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğinin göz ardı edildiği, maluliyete ilişkin olarak ATK tarafından düzenlenmeyen bir raporun hükme esas alınamayacağı ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin, ZMMS teminatı kapsamı dışında kaldığından bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....dosyada mevcut olan (Olayla ilgili olarak Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 2014/130 Esas - 2015/103 Karar sayılı ceza yargılamasına esas belirleme ve değerlendirmeler dahil) kusura ilişkin bulunan tüm bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla ATK Trafik İhtisas Dairesi Uzmanlar Komisyonu'ndan temin edinildiği anlaşılan 23.02.2021 günlü heyet raporundaki belirleme ve değerlendirmelerin, dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi karşısında hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aynı olayla ilgili olarak başka bir mağdurun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı 2014/1633 Esas sayılı dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce temin edildiği anlaşılan 11.09.2018 günlü raporda terditli şekilde belirleme yapıldığı gözetildiğinde esasen hükme esas alınan raporla herhangi bir çelişki içermediğinden, mahkemece bu husus üzerinde durulmamış olmasında bir yanılgı olmadığı; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki tazminat hesaplamasında 1,8 teknik faiz değil progressif rant uygulamasının esas alınmasında da bir yanılgı bulunmadığı, her ne kadar davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik oranı "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri uyarınca düzenlenmiş, diğer bir ifade ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri uyarınca belirlenmemiş ise de her iki yönetmelikte kullanılan cetvellerin aynı olması karşısında, ilk derece mahkemesince Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca davacının trafik kazası sonrasında görmüş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi suretiyle düzenlendiği anlaşılan raporun hükme esas alınmasında da somut olayın niteliği gözetildiğinde bir yanılgı olmadığı maluliyete ilişkin belirlemelerin de mutlaka Adli Tıp Kurumu'nca yapılmasının gerekmediği, keza davacının plaka sayılı başka bir araç içerisinde yolcu olması nedeniyle kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunması mümkün olmadığı gibi olaydan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunda herhangi bir belirleme bulunmaması ve davacının emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin davalı taraf iddiasının da somut şekilde kanıtlanamamış olması karşısında, mahkemece belirlenen tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik tespit edilemediği ve kazaya sebebiyet veren araçlardan birinin tarımsal kullanım amaçlı traktör, diğer aracın ise gerçek kişi adına kayıtlı Opel Combo Clup cinsi bir araç olduğu değerlendirildiğinde, trafik kazası sonucunda (haksız fiil) meydana gelen yaralanmaya bağlı olarak hüküm altına alınan tazminatlara yasal faiz uygulanmış bulunmasında da bir usulsüzlük tespit edilemediğine göre; tüm taraf vekillerinin açıklanan hususlara yönelik istinaf başvurularının yerinde olmadığı, SGK'nın 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98 inci maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumlu olduğu SGK'nın hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan Genel Şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nın sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı, SGK'nın sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98 inci madde hükmüne aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nun 92 nci maddesine 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal ... geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararından davalıların sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında bir yanılgı bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerçek maluliyet oranının, hükme esas alınan raporda belirtilenden daha fazla bulunması nedeniyle, aleyhe olan hususları kabul etmedikleri ve maluliyet ve kusur oranlarında bir değişiklik olması halinde zarar hesaplamasının güncel asgari ücretlerdeki değişikliklerin gözetilerek yeniden hesaplama yapılmasını, avans faizi verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 16.08.2014 tarihinde asıl davada trafik sigortası bulunmayan araç ile birleşen davada davalı ... şirketinden trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ...'na yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesinegönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1402, K. 2023/12255, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1402-e-2023-12255-k-87ce12b9f44c