Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4225 E. 2024/10197 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4225
- Karar No
- 2024/10197
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/621 Esas, 2024/306 Karar DAVA TARİHİ : 28.02.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/262 Esas, 2021/157 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davalı ... aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Millet Mahallesi, 3175 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacıların hissedar olduklarını dava konusu taşınmazın Eğitim Tesis Alanı olarak ayrıldığını ve bir kısmından yol geçirildiğini, dava konusu taşınmaza Eğitim Tesis Alanı ve yol olarak fiili ve hukuki olarak el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın İmar Planı dahilinde Eğitim Tesis Alanında kaldığını, dava konusu alanın kamulaştırmasının davalı ... sorumluluğunda olmayıp diğer davalı ... Bakanlığının sorumluluğunda olduğunu, dava konusu taşınmazda 154 kişinin hissesi bulunmasına rağmen yalnızca 15 kişi tarafından dava açıldığını, hisseli parsel niteliğindeki taşınmazlarda hissedarların hisse miktarına karşılık olarak müstakil imar izni ve kullanım hakkı bulunmayıp taşınmazın tamamında müşterek kullanım hakları bulunduğunu, bu nedenle özel parselasyon planı bulunmayan hissedar davacıların tek başına dava açma hak ve yetkisi olmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının el atmaya yönelik iddialarını kabul etmediklerini, parsel üzerinde davacılara ait bina bulunduğunu ve kullanmaya devam ettiklerini, dava konusu taşınmaz için talep edilen bedelin de fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle haksız davanın reddi ile dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın hissedarı olduğu parsel üzerinde haksız işgalin bulunduğu iddiasıyla davalı Bakanlık aleyhine açtığı davada gayrimenkulün değerinin tazminini talep ettiğini; ancak uzlaşma usulüne uyulmadığından dava şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle de davanın usul ve kanunlara aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı Bakanlıkça fiilen el atılmadığı gibi hukuken el atılan kısımlarda da Bakanlığın sorumluluğunun bulunmadığını, fiilen el atılmayan kısımlar açısından görevli yargı yerinin İdare Mahkemesi olup davanın usulden reddini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yıllardır mağduriyet yaşayan davacı müvekkillere bir de taşınmazlarına bu denli düşük tazminat bedeli belirlemenin hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğundan istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle kaldırılması gerektiğini, işbu davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma tazminatından müvekkil idarenin sorumluluğuna hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda takdir edilen değerin çok fahiş olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılarak bir kısmının yol olarak kullanılmaya başlandığı, diğer kısımların ise eğitim alanı olarak imar planında gösterildiği, proje bütünlüğü bağlamında davacıya ait tüm payın bedelinin belirlenmesinde hata yapılmadığı, imar parseli vasfındaki dava konusu taşınmaza esas alınan emsal satışın özellikleri ve birbirleriyle artı-eksi özelliklerinin yerinde karşılaştırılmasına göre belirlenen bedelin ve mahkemece kurulan hükmün hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat bedelinin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştrma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin proje bütünlüğü ilkesi de gözetilerek davalılardan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... Başaknlığı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacı ile Davalı ... Vekillerinin Temyizi Yönünden; Davacı ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.