Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3894 E. 2025/283 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3894
Karar No
2025/283
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1898 Esas, 2023/2563 Karar DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekilleri Avukat ... 3. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 01.02.2012 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/93 Esas, 2022/469 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ...,...Mahallesi 203 ada 32 parsel sayılı taşınmazın, bir kısmına geçerli bir kamulaştırma işlemine tâbi tutulmadan davalı idarece fiilen, bir kısmına da imar planında yol, okul, park ve oyun alanı olarak ayrılmak suretiyle hukuken el atıldığını, belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının dava davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazın imar planına göre lise alanı, oyun alanı ve yola isabet ettiğini, müvekkili belediyece fiilen el atmanın söz konusu olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına Belediye Encümeninin 18.11.2009 tarihli kararıyla başlanılmış olup davacıların hisselerinin bir kısmının 11.11.2011 tarihinde intikal yoluyla geçtiğini ve kamulaştırma işlemlerinin devam ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili belediye tarafından kamulaştırmasız el atılmadığını, dava konusu taşınmazın imar planında oyun alanı ve 14 metre altında kalan yolda kaldığını, 20 metre altında kalan yolların mülkiyet sorunlarının çözümünün ilçe belediyelerinin hukuki sorumluluğunda olduğu gözetilerek davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, dava konusu yerin imar planında okul olarak ayrıldığını, fiilen el atılmadığından davacının söz konusu yeri satmakta herhangi bir engeli bulunmadığını, taşınmazın tüm hissedarları tarafından birlikte dava açılması gerektiğini, planda park ve yol alanı olarak belirlenen kısmın sorumluluğunun ilgili belediyelere ait olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan imar uygulaması ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortaöğretim veya ilköğretim okulu yapılmak üzere kamulaştırılacak taşınmazlarla ilgili sorumluluk Milli Eğitim Bakanlığında olduğu halde Milli Eğitim Bakanlığının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesi ile aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, taşınmazın bir kısmının imar planında 14 metrelik imar yolu ile park alanında kaldığı ve bu yere ...Belediyesi tarafından park yapılmak sureti ile fiilen el attığı sabit olduğundan vekâlet ücreti dahil yargılama giderlerinin tamamından diğer davalı idarelerin sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkili idare davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvuruda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonucunda dosya arasına alınan 26.07.2016 tarihli fen bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazın 560,13 m²sinin yol, 2574,00 m²sinin park alanına isabet ettiği belirtilmiş olup, dosya arasına alınan 21.12.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda ise dava konusu taşınmazın imar uygulaması gördüğü, imar uygulaması sonucu 5013 ada 1, 2, 3, 4 ve 9843 ada 1 parsel olarak tapuya tescil edildiği ve davanın konusuz kaldığı belirtilmekle davaya konu taşınmazın yargılama aşamasında imar uygulaması görerek farklı parsellere gittiği ve bu hali ile davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması yerinde olduğu gibi, davanın açılmasında ki haklılık durumu gözönüne alınarak dosya arasına alınan 26.07.2016 tarihli fen bilirkişi raporuna göre 7,00 metre ve 14,00 metre genişliğindeki yollar nedeni ile ilçe belediyesinin, park olarak el atılan kısım yönünden ise Büyükşehir Belediyesinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yargılama giderinin maktu olarak belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince de vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden karar uygun bulunarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği hâlde sehven nispi istinaf karar ve ilam harcına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bu yönüyle bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Eldeki davada dava açıldıktan sonra el atma sona ermiş olup İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilerek maktu karar ve ilam harcı alınmasına dair verilen karara karşı istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği halde, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (I) sayılı tarifenin, "Yargı Harçları" başlığı altında düzenlenen "Karar ve ilam harcı" başlıklı III. kısmının birinci fıkrasının (a) bendinde, "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden" tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı düzenlendiği hususu birlikte gözetilerek esas hakkında karar verilmediğinden maktu istinaf karar ve ilam harcı alınması gerekirken, nispi istinaf karar ve ilam harcına hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Böle Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının (3) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Alınması gereken 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcı davalı ... Belediyesi ve ...Belediyesinden peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3894, K. 2025/283, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3894-e-2025-283-k-064e91d05cd6