Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9666 E. 2025/9616 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9666
Karar No
2025/9616
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/118 Esas, 2024/714 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.06.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve yetki belgesine istinaden davalı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 92 ve 93 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece park ve oyun alanı olarak kullanılmak suretiyle fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili elatmalarının bulunmadığını, kooperatifin talebi ve sunduğu imar planı ve parselasyon planı ilgililerin taahhütnameleri uyarınca onama işlemi yapıldığını, davacı murisinin kamuya terkedilecek alanlara ilişkin olarak muvafakatinin bulunduğunu, taşınmazların bedelsiz terkedilmesi gereken alanlardan olduğunu, imar planı sonrasında imar hakkı alınan yerlerde yapıların yaıpldığını, raporun hatalı olduğunu, ek raporun itirazlarını karşılamadığını, zemin durumunun yanlış aksettirildiğini, taşınmazların kadastro parselleri olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bedelsiz terkine ilişkin olarak örnek kararların bulunduğunu, düzenleme ortaklık payı kesilmesi ve miras payının iptaline karar verildiğini, oysa ki davacının hissedar olduğunu, görev itirazlarının bulunduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların İmar İdare Heyetinin 06.06.1978 tarih ve 524 sayılı kararı ile onaylanan ... nolu parselasyon planıyla düzenlemeye alındığı, 5300 m² senet alanlı 92 nolu parselin 1460 m²sinin kamulaştırma alanı, 960 m² sinin düzenleme ortak payına ayrılıp kalan 2880 m²nin ise imar parseline şuyulandırıldığı, yine davaya konu 27500 m² senet alanlı 93 parselin 7572 m²sinin kamulaştırma alanı, 4982 m² sinin düzenleme ortaklık payı olarak ayrılıp kalan 14946 m²sinin ise muhtelif imar parsellerine şuyulandırıldığı, kamulaştırılacak alan olarak ayrılan taşınmaz bölümlerinin malikleri adına tapuya tescil edilerek tapunun beyanlar hanesine 71200 nolu plan gereği kamulaştırmaya ayrılmıştır şerhinin verildiği, tapuların halen ayakta olmakla birlikte zemin durumu itibariyle 1551.cadde, 1573, 1574, 1575, 1576, 1584 sokakların olduğu bölgede park, çocuk parkı ve ... alan alarak kullanıldığı, İmar İdare Heyetinin yerini ... Belediye Başkanlığının alması nedeniyle husumetin de bu idareye yöneltilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazların paydaşları tarafından açılan ve Dairemize intikal eden dava dosyalarında davalı idare tarafından taşınmazlara hangi tarihte fiilen el atıldığının bilinmediğine dair yazı cevabı içeriği dikkate alınarak davalı idare itirazlarına itibar edilmediğini, dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak; taşınmazın paydaşları tarafından açılan dava sonucu Dairemize intikal eden dava dosyasında dava konusu taşınmazlara Eylül 2020 değerlendirme tarihi itibariyle belirlenen 3.000,00TL/m² birim bedelin Dairemizin 2022/52 Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu, dava konusu taşınmaza ise Haziran 2022 değerlendirme tarihi itibariyle 4.050.00TL/m² birim bedel belirlendiği dikkate alındığında güçlü delil niteliğindeki bu bedel de dikkate alındığında, dava konusu taşınmaza sözü edilen dosyadalardaki bedelden daha çok biçilmesinin nedenlerinin yeterli, inandırıcı ve somut gerekçelere dayanılarak açıklanması hususunda raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olduğundan , davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aynı taşınmazlara ilişkin kesinleşmiş örnek kararlar gözetildiğinde yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna göre emsal incelemesi ile bulunan 4.050,00 TL m² birim bedeline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazların niteliklerine göre değer biçilmesinde ve bedelin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Aynı taşınmazlara yönelik olarak açılan ve Dairemiz denetiminden geçen dosyalarda el atma tarihinin 1983 tarihinden sonra olduğu anlaşıldığından nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Davacı, dava konusu taşınmazlar da 1/12 oranında paydaş olup, işbu paylarının bedeline hükmedildiği halde, davacı murisinin 1/6 oranındaki payının iptaline karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) bendinin, (3) numaralı alt bendinde yeralan “murisi Hatice Odabatmaza ait 1/6 hissenin” ibaresinin çıkartılmasına, yerine “paylarının” kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9666, K. 2025/9616, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9666-e-2025-9616-k-9f0b0537c7a2